Yeni Anayasa değişikliği 5000 yıllık Türk Dünyası Liderliği ve 1400 Yıllık İslam Tarihinin 1200 yılında Lider Ülke Türkiye Devletinin Liderliğini Perçinleyecektir.

“Hun, Göktürk ve Osmanlı imparatorlukları bu büyük ülkünün sonucu olup dünya tarihinde bunlarla kıyaslanabilecek devletler olarak yalnız Roma ve Abbasiler gösterilebilir.” ifadesi büyük Türk düşünürü Atsız’a aittir.


Osmanlı İmparatorluğu, Sahabe'i kiram'dan sonra İslam dinini en fazla yaymış ve en iyi temsil eden devlettir. Hatta bazı kaynaklarda, Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin gayri resmi diğer adı Devlet-i Aliyye-i Muhammediye'dir. Osmanlı Devleti’nin bunu zaman zaman resmi belgelerde’de kullanmıştır.


Patras İsyanından sonra Yunanistan bizden alınarak işgal edilmiştir. istihbarat, Patrik V. Gregory’nin isyana büyük katkılarının olduğunu tespit edince yapılan ‘Tahkikat (soruşturma) sonucunda Patras Vakası’nada başı çekenlerle aynı derecede katkıları olduğu ispat edilen Ortodoks Patriki Gregorios’un asılması emredildi. Patrikhanenin bugün hala kapalı olan ve intikam* kapısı olarak bilinen kapının önünde Patrik Gregorios asıldı. İdam edilen Ortodoks Patriki Gregorios’un boynuna asılan idamnamede yazılanlar bizim için dikkat çekicidir. İdam fermanında deniyor ki ‘Bu devlet Osman Gazi’nin kurduğu devlet değildir, bu devlet Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye değildir. Bu devlet Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz’in Medine’de kurduğu devletin devamıdır. Bu devlet, Devlet-i Aliyye-i Muhammediyye’dir. Böyle bir devlete ihanetin cezası elbette idam olmak lazım gelir. Zira Hakayık’ki Muhammed’in galiben kıyamete kadar devam edebilmesi böyle bir devletin varlığına bağlıdır. Böyle bir devlete ihanetin bedeli ölümdür, idamdır.’


Siyasal sistemin yapısını oluşturan hükümet sistemi, bugünkü anayasa oylaması sırasında ve öncesinde tartışılan konulardan biri olmuştur. Türkiye dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde zaman zaman başarısız olan Parlamenter sistem, bu sistemi uygulayan ülkeleri yeni hükümet sistem arayışına itmiştir. Parlamentarizmin rejim tıkanıklıklarına ve istikrara çözüm bulamaması ve hükümet bunalımları karşısında çaresiz kalması, Başkanlık ve Yarı-Başkanlık sistemi gibi yeni tercihleri gündeme getirmiştir.


Hükümet sistemleri ve devlet sistemleri birbirinden farklı kavramlardır. Devlet sistemleri bir devletin nasıl yönetildiğini değil, devletin hangi unsurlara sahip olduğunu göstermektedir. Devlet sistemleri, devletin yapısını belirlerken hükümet sistemleri, devletin yönetilmesinde görev yapan hükümetlerin yapılarını ifade etmektedir.


Hükümet sistemleri, yasama ve yürütme kuvvetlerinin birbirlerine göre konumları ve birbirleriyle olan ilişkilerine göre şekillenmektedir. Kuvvetler ayrılığı prensibine uygun olarak sistemleştirilen hükümet sistemleri, yasama ve yürütme organlarının birbirlerinden sert ya da yumuşak bir şekilde ayrılmalarına bağlı olarak farklı adlar almaktadır. Bu kuvvetlerin sert bir şekilde ayrılması ile başkanlık sisteminden, yumuşak bir şekilde ayrılması ile de parlamenter sistemden bahsedilir. Bu iki sistemin de özelliklerini taşıyan bir yarı başkanlık sistemi uygulamaları da mevcuttur. Her hükümet sisteminin farklı ülkelerde farklı uygulamaları mevcuttur.


Ülkemiz’de Referandum sonrası kurulacak yeni hükümet sistemiyle şu yeniliklerin olması beklenmektedir.
 

1. Ülke’yi ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa sürükleyecek koalisyon hükümet sistemi sona erecek. AK Parti’nin yarattığı istikrar ortamı yeni Türkiye’de ülkemizin seviyesini birinci sınıf devletler seviyesine taşınacak. İslam dünyasının liderliği tekrar ülkemize tevdi edilecek süreç başlayacak, Siyasal ve Ekonomik İstikrarda dünya lideri olacağız.
 

2. Başkanı (Anayasamız’daki adıyla Cumhurbaşkanlığı makamı) düşürme ve görevden uzaklaştırma mekanizması sınırlı bir sistematik içinde düzenlenecek Başkan Halka karşı sorumlu olduğu için seçime kadar kamu yararını gözetecek. Seçim dönemi 5 yıllık siyasal istikrar sağlayacak, Başkan ikinci kez seçilebilmesi mümkün iken 3. kez seçilmesi mümkün olmayacaktır.
 

3. Bakanlar atamayla gelecek ve Başkan’ın sekretaryası konumuna gelecek. Meclis dışından atama olacak, milletvekilleri bakan olamayacaktır. Milletvekilleri proje üretecektir.
 

4. Başkanın parlamentonun içinden çıkmaması, halk tarafından seçilmesi sayesinde tüm siyasi renklere sahip vatandaşlarımız doğrudan ve net bir şekilde Başkan’ı muhatap alıp, talepler ve istemler Başkana kanalize edilecektir. Bu sayede siyasette aktif partiler ve vatandaşlık anlayışı gelişecektir.
 

5. İkincisi başkanın ve sekreterlerinin parlamento çalışmalarına etkin bir şekilde katılmalarının mümkün olmaması devlet organlarının birbirinin yetki alanlarına girmesini engelleyecektir. Bu sayede kuvvetler ayrılığı fiilen ve hukuken tesis edilecek, kuvvetlerin birbirini kontrol etmesine ve dengelemesine dayanan bir sistemle ülkemizde ileri bir demokrasi örneği yaşanacaktır.
 

6. Yeni Hükümet Sistemi Çanakkale ruhunu yeniden canlandıracak, halka dayanan tek yürütme gücü, tek güçlü yönetim, tek siyasal istikrar, sosyal, siyasi ve ekonomik engelleri aşabilen tek yönetim yapısı, hızlı ve sorunsuz bir şekilde karar alıp uygulayan tek siyasal sistem, kutuplaşma olmayan tek sistem, tek başkan, tek ideal(1400 yıllık medeniyetin tekrar inşaası) tek millet, tek dil, tek din, tek seçim (seç-unut), proje üreten milletvekili modeli, hızlı etkin ve kamu yararını gözeten tek meclis, tek mutlu ve mesut millet, milli birlik ve beraberliğimiz güçlendirecek tek hükümet sistemi ilkeleri ön plana çıkacak.
 

7. Mevcut sistemde bütçenin hazırlanması büyük bir karmaşa ve uzun süreçlerde (merkezi ve yerel yönetim kuruluşları, idari ve askeri kurumların hepsinin tartıştığı bir ortam) içinde gerçekleşiyor. Başkanlık sisteminde ise, Bütçeyi başkan millet menfaatlerine en uygun şekilde hazırlayacak, yeni yılın bütçesi bizatihi Başkan tarafından sunulacaktır. Meclis bunu onaylayacak, gerekirse eksiltme ya da ilave yapacak, bütçe kesin-hesap ve denetimi hızlı ve etkin olarak yapılacaktır. Mevcut sistemde aylar süren bütçe faaliyetleri Başkanlık sisteminde bir günde bitecektir.
 

8. Meclis’in görev süresi 5 yıl olacaktır. Ülkemizde bir tane Meclis olması yeterlidir. Herhangi bir seçim barajı anayasada olmayacaktır. Başkanlık hükümet sisteminde seçimlerde partiden ziyade adayın nitelikleri ön plana çıkacaktır. Bu sebeple parlamenterler, yeniden seçilebilmek için faaliyetlerini partinin isteklerinden ziyade seçmenlerin isteklerine göre ayarlayacaklardır. Bu da halkın menfaatlerinin ön planda tutulmasını sağlayacak ve yasama faaliyetlerinde proje üreten bir tutum sergilenmesi gibi bir sonuç ortaya çıkaracaktır. Milletvekilliği sembolik bir düzeye inecek, milletvekillerinin bakan olamadığı için kamu hizmetlerine yönelik ideal kanunların çıkması için çalışacak, vekiller arasında gereksiz polemik ve kavgalar olamayacak, vekiller dönemlerinin bitirip emekli olarak ülkeye hizmet etmeye devam edecektir.
 

9. Başkanlık sistemi bir taraftan tek merkezi otorite, eşgüdümlü kamu hizmetleri yürütülürken, milletin dilek ve istekleri de sahaya inen vekillerce Başkan’a aktarılabilecek. En ideal yönetim olarak adlandırılan Eski Yunan’daki doğrudan demokrasi bu hükümet sistemiyle hayata geçirilecektir.
 

10. Devlet kurumları arasında “Denge ve Fren” mekanizması işleyecek devlet organları arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanacaktır.
 

11. Devlet kurumlarından İllegal örgütlerin mensupları tamamen temizlenecektir.
 

12. İllegal örgütlerin iç’te ve dış’ta yok edilmesine yönelik devlet politikalarında sağlanan eşgüdümle TERÖR sorunu marjinalleştirilecektir.
 

SAYIN BAHÇELİ KENDİSİNDEN BEKLENEN DEVLET ADAMLIĞINI BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR...

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ve Başkanlık Sistemi’nin meclis anayasa değişiklik sürecinde MHP lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin devletin yanında güçlü ve dik bir duruş göstermesi halkın da Bahçeli’ye olan güvenini en üst seviyeye çıkarmıştır. Sayın Dr. Bahçeli’nin devleti ilgilendiren konulardaki duruşu zaten her zaman bu şekildeydi ve aziz Türk millet bu duruş karşısında şaşırmadı. Sayın Bahçeli kendisinden beklenilen devlet adamlığını bir kez daha ve bu kez daha güçlü bir şekilde ortaya koyarak kendine ve MHP’ye yakışanı yaptı. 15 Temmuz’dan sonra ve Anayasa değişikliğine ilişkin şuan yaşanan süreçte gerçekleştirilen son araştırmalarda Sayın Dr. Bahçeli’ye güvenenlerin oranı %90,0. Bu oran bir muhalefet liderinin bugüne kadar yakalamış olduğu en yüksek güven oranıdır. Sayın Dr. Bahçeli, FETÖ’nün canice yaptığı kanlı darbe girişimine karşı dik durmuş, ilk andan itibaren darbeyi lanetlemiş ve darbeye karşı koymuştur. Yeni dönemde MHP Büyük Türkiye ülküsünün ana sigortası rolünü sürdürecektir ve siyasette etkin ve güçlü bir şekilde temsil edilip milliyetçi kadroların iktidar olma sürecinin önünüde açmıştır.

İç siyasette CHP kutuplaştırıcı siyasetin kendisine bir kazanç getirmeyeceğini yeni hükümet sistemi bağlamında anlayacak ve içsel bir yeniden yapılanma sürecine girip, partinin yeniden yapılandırılması için yeni fırsatların önü açılacaktır. Bu yeni CHP vizyonuna uygun adım atılmazsa HDP gibi marjinal bir parti olarak etkinliğini ve gücünü kaybetmesi olasıdır.

Selam ve dua ile...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sulhan Yilmaz 2017-03-11 16:29:58

Uşak habere taze bir kan gelmiş,fevkalade bir makale olması ile beraber Alparslan kardeşimize ve tüm Uşak haber ailesine sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum