CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Uşak'ta Halka Seslendi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimleri için Uşak'ta miting yaptı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Uşak'ta Halka Seslendi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimleri için Uşak'ta miting yaptı.

09 Ekim 2015 Cuma 04:42
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Uşak'ta Halka Seslendi
 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak mitingine katılmak üzere özel uçakla Uşak Havaalanı'na geldi. Havaalanı'nda Kılıçdaroğlu'nu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve partililer karşıladı.



Daha sonra seçim otobüsüyle Banaz ilçesi Kızılcasöğüt Beldesi'ne gitti. Kılıçdaroğlu, beldede vatandaşlarla selamlaştı ve kahvehanede vatandaşlarla sohbet ederek mitinge katılmak için Uşak'a geldi.



Miting alanından Uşaklı'lara seslenen Kılıçdaroğlu, cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birinin yaşandığını ileri sürerek ülkenin aydınlığa çıkması, sorunların çözülmesi gerektiği, bunun için "önce Türkiye" dediklerini belirtti.



7 Haziran'da yapılan seçimde milli iradenin tecelli ettiğini, tek başına iktidar fırsatı vermediğini ve koalisyon yapılmasını istediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti'yle yapılan koalisyon görüşmelerine değinerek şöyle konuştu:

"Bize geldiler dediler ki 'Koalisyon kurmak istiyoruz.' Biz de dedik ki madem milli irade böyle, biz milli iradeye saygılıyız. Vatandaşın iradesine saygılıyız. Dünya kadar derdimiz var. Suriye bir taraftan, enflasyon, işsizlik bir taraftan, çiftçi alın terinin karşılığını alamıyor, esnaf doğru dürüst siftah yapamıyor. Oturalım, bunları çözelim. Ama 10 günlük görüşme sonunda dediler ki 'Biz 4 yıllık bir koalisyon istemiyoruz. 3 aylık seçim hükümeti istiyoruz.' Biz de bunu kabul etmedik. Neden kabul etmediniz diye sorabilirsiniz. Şunun için, milli irade tecelli etmiş, 'koalisyon kurun' diyor. Eğer biz 3 aylık seçim hükümetinde yer alsaydık milli iradeye saygısızlık yapmış olurduk. Onlar diyorlardı ki milli irade, milli irade. E...Milli irade oldu. Koalisyon kuramayan, iradesini birisine ipotek eden kişileri Allah aşkına iktidardan indirin, Türkiye'nin önünü açın artık.

Milli iradeye saygı duymayan, hükümet kurma görevi verildiği halde hükümet kuramayan, bir yerlerden gelen telkinlerle iradesini özgürce kullanamayan bir kişi ülkeyi yönetemez. Ülkeyi yönetecek kişinin bağımsız iradesinin olması lazım. Eğer iradeyi saraya ipotek ettiyseniz vay memleketin haline.




Çözüm Süreci

Çözüm Süreci'nin tehlikeli bir süreç olduğunu söylediklerini, sorunun böyle çözülemeyeceğini, gariban insanların, ailelerin gözyaşı döktüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hangi milletvekilinin oğlu orada, ensesi kalın hangisinin çocuğu doğuda, güneydoğuda? Hangi bakanın çocuğu oralarda? Bulmuşlar gariban vatandaşı, haydi oğlum oraya git" değerlendirmesinde bulundu.

Ankara'ya gelen bütün şehit cenazelerine katıldığını, cenazelerde önde şehidin ailesi, yakınları, akrabaları, onun arkasında devlet protokolünün yürüdüğünü, her gittiği yerde annelerin ağladığını ve "Benim oğlum şehit oldu, acısı yüreğimi yakıyor. Başka bir annenin yüreği yanmasın" dediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, kendisine bu sorunu niye önlemediklerinin sorulduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"CHP ne zaman engel oldu, siz bu sorunu çözecektiniz de biz mi engel olduk? Siz başımıza bela ettiniz PKK'yı. Defalarca söyledim, uyuyorsunuz siz. Doğu'da, güneydoğuda adamlar vergi mahkemesi, normal mahkeme, vergi dairesi, askere alma dairesi kurmuş, Ankara'dan sesin çıkmıyor. Valilere talimat veriyorsun, 'Sakın bir şey yapmayın' diye. Şimdi de kalkmışlar milliyetçilikten söz ediyorlar. Sen düne kadar 'Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım' diyen adam değil misin?"

1 Kasım seçiminin sıradan değil sandığa gidilmesi gereken seçim olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu seçimler bir dayatma seçimidir. 'Ya bana 400 milletvekili verirsiniz' veya 'ben size acıyı, gözyaşını, kanı önünüze koyarım' diyorlar. İndirin bunları, indireceğiz bunları" diye konuştu.



Toplumun bölünüp ayrıştırıldığını, komşuların kimliğinin, inancının sorgulanmaya başlandığını öne süren Kılıçdaroğlu, etnik kimlik üzerinden siyaset yapan kişinin ülkesini sevmediğini, din üzerinden siyaset yapan kişinin dine en büyük kötülüğü yaptığını söyledi.

Terör sorununu sadece partisinin çözebileceğini savunan Kılıçdaroğlu, "30 yıldır çözemediler, 30 yıl. Benim sözüm söz. Ben bu sorunu çözeceğim. CHP dışında hiçbir parti çözemez, açık ve net söylüyorum. CHP neyine güvenerek bu sorunu ancak ben çözerim diyor? Onlara şunu söyleyin; CHP, avukat bürolarında kurulan bir parti değildir. CHP, savaş meydanlarından gelen Kuvayımilliye ruhunu taşıyan bir partidir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisidir. Onun için diyoruz, bayrağımız, ülkemiz bir. Bu sorunu ancak CHP çözer" ifadesini kullandı.

Vatandaşların sandığa gitmesini isteyerek bir oyun altın değerinde olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ya demokrasinin ya baskıcı rejimin tercih edileceğini öne sürdü.



Digitürk'ten bazı televizyon kanallarının çıkarılması

Digitürk'ten 7 kanalın çıkarılması konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Savcı bir yazı yazmış. 7 kanalı çıkarmışlar. Şimdi buradan o savcı arkadaşa seslenmek istiyorum. Sen cumhuriyetin savcısı mısın, iktidarın savcısı mısın? Mahkeme kararı olmadan nasıl olur da yasak getirirsin. Bunlar ne diyorlardı, '3 Y'ye karşıyız' diyorlardı. Yasak olmayacak, yasaklanmayan ne kaldı Allah aşkına. Gencecik çocuklarımız sokaklarda vuruldu, kurşunlandı, öldürüldü. Gazetecilere saldırılar yapılıyor, gazetecimiz dövülüyor. Herkesin gözünün önünde. Bakın bir şey daha söyleyeyim. Eğer Digitürk mahkeme kararı olmadan, altını çiziyorum mahkeme kararı olmadan '7 kanalı ben susturdum' diyorsa onun bir bedeli vardır ve o bedeli ödeyecektir. Siz hangi gerekçeyle yasak getiriyorsunuz? Birisi yazı yazdı diye yasak mı gelir?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim beyannamesindeki vaatlerinin "çok pahalı" olduğunun, devlete yük olacağının iddia edildiğini belirterek, "Tam tersine, gelen yük milli gelirin yüzde 2,9'u. Kime gelen yük? Devlete gelen yük. Millete var mı? Yok" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Uşak'ta düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, son dönemde gazetecilere yönelik baskıların arttığını savunarak, "Görüşü ne olursa olsun her gazetecinin özgürce yazı yazması lazım. Siyasetçi eleştiriye katlanacak, eleştiriden ders çıkaracak" diye konuştu.

Star Gazetesinin üst düzey yöneticisinin 20'ye yakın kurşunla arabasının kurşunlandığında, iktidar yanlısı bir gazete olsa da telefon açarak geçmiş olsun dileklerini ilettiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"İnşallah failleri kısa sürede yakalanır, failleri mahkemenin önüne çıkarılır. Sayın Davutoğlu'na sesleniyorum. Size destek veren bir gazetenin üst düzey yöneticisi arabasında 20'ye yakın kurşunla kurşunlanıyor. Siz neden ve hangi gerekçeyle failleri yakalamıyorsunuz? Bu gazete iktidar yanlısı bir gazete."

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında her gazetecinin özgürce CHP'yi eleştireceğini belirterek, Hitler'in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'in "gazeteciler piyanonun tuşları gibi olmalı, biz hangi tuşa basarsak onu yazmalı" sözüne atıfta bulunarak, iktidarın da aynı şeyi yaptığını, gazetecilerden sadece övgü beklediğini, eleştiri istemediğini savundu.

Kılıçdaroğlu, bu düzeni değiştireceğini, bu ülkeye özgürlükler getireceklerini, her her partiden vatandaşın düşüncelerini özgürce ifade edeceği vaadinde bulundu.

 "Her vaadimizi kuruşu kuruşuna hesapladık"

Kemal Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimi öncesinde açıkladıkları seçim bildirgesinde, bayramlarda emekliye iki maaş ikramiye, asgari ücreti net bin 500 lira yapacaklarını, 800 bin kamu taşeron işçisinin tamamına kadro vereceklerini hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kıyameti kopardılar, parayı nereden bulacaksınız. Efendim siz devleti tanımıyorsunuz. Onlar tanımıyorlar. Ben bu devlete onurumla 27,5 yıl hizmet verdim. Devleti en iyi ben bilirim, en iyi. Bütçe nasıl yapılır, vergi nasıl toplanır, toplanan vergiler nasıl harcanır, eğer Türkiye'de 10 kişi varsa biri benim. İstediklerine gidip sorsunlar. Akademisyen, iş dünyası, bu işin uzmanına sorsunlar. Her vaadimizi kuruşu kuruşuna hesapladık."

Seçim vaatleri

Esnafın emekli olduğunda aldığı maaşla geçinemediğini, işlerine devam etmek istediklerinde emekli aylığından Sosyal Güvenlik Destek Primi ile maaşından kesinti yapıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, dünyada çalışanını cezalandıran tek ülkenin Türkiye olduğunu, CHP iktidarında bu primi kaldıracağını, borcu olanların da sağlık hizmeti alabileceklerini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, "Adam hasta. Ne yapsın? 'Ben sana bakmam' diyor. Ben sana, eşine, çocuklarına bakacağım. Borcun olsa da sana sağlık hizmeti vereceğim diyen parti CHP'dir" ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın 7 Haziran öncesi "Sakın ha CHP'ye oy vermeyin dolar fırlar, faizler yükselir, borcunuzu ödeyemezsiniz, istikrar bozulur" dediğini savunarak, "Allah büyük ya, iktidardalar ve doları tut tutabilirsen. İktidardalar, faiz yüzde 17'lere çıktı, işsizlik patlak verdi, her dört üniversiteliden biri işsiz" dedi.

CHP iktidarda olsaydı geçen Kurban Bayramı'nda emeklilerin ilk ikramiyeyi almış alacaklarını, asgari ücretin net bin 500 lira, 4 ayda taşeron işçilerin kadrosu verilmiş olacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Efendim CHP'nin vaatleri çok pahalı, devlete yük oluyor. Tam tersine. gelen yük milli gelirin yüzde 2,9'u. Kime gelen yük? devlete gelen yük. Millete var mı? Yok" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, asgari ücretli 1500 lira aldığında gidip alışveriş yapacağını, böylece esnafın da kazanacağını kaydederek, şöyle devam etti:

"Sanki ihracat yapıyormuş gibi, sanki villa alacakmış gibi. Ya, altı üstü bin 500 lira. Taşeron işçileri çalıştıran kim? Devlet. Parayı ödeyen kim? Devlet. Kime ödüyor? Taşerona ödüyor. Taşeron da işçiye ödüyor. Biz ne diyoruz, taşeronu aradan çıkarıyorum kardeşim. Madem devlete çalışıyorsa, devlet parayı doğrudan işçiye versin. Kim karlı çıkacak? Devlet karlı çıkacak. çünkü taşerona yüzde 18 KDV ödemeyecek. Diyorum ya bunlar devleti de tanımıyorlar, bütçeyi de bilmiyorlar. Devleti nasıl yöneteceklerini de bilmiyorlar. O nedenle sizlerin oyu çok önemli. Sandığa gideceğiz oylarımızı kullanacağız."

"Başbakanlığa bağlı Şehitler ve Gaziler Yüksek Kurulu oluşturacağız"

Şehit yakınları ve gazilerin sahipsiz olduğunu, dertlerini anlatmak için nereye, kime başvuracaklarını bilmediklerini, Başbakanlığa bağlı Şehitler ve Gaziler Yüksek Kurulu oluşturacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, şehit yakınları ve gazilerin, milletvekili hangi sağlık haklarından yararlanıyorsa aynı haklardan yararlanacaklarını belirtti.

Bir gazinin bir protez almak için dünyanın parasını verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Yahu o gazi, o şehit biz rahat uyuyayım diye sınırlarda bekleyen gazimiz, şehidimiz. Bu ülkesi için, bayrağı için çalıştı. Onları onurlandırmak, baş tacı yapmak bizim zaten görevimiz. Onların akıllarına bile gelmiyor, çünkü onlar köşeyi nasıl döneceklerini hesaplıyorlar. Biz vatandaş nasıl kazanacak, işsizlik nasıl bitecek, emekli nasıl rahat edecek, taşeron işçisinin güvencesi nasıl olacak buna bakıyoruz" dedi.

Vatandaşların sandığa giderken bu ülkenin sorunlarını hangi partinin çözebileceğini sorması gerektiğini, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 13 yılda ülkeyi getirdiği noktanın görüldüğünü, diğer partinin (MHP) her şeye 'hayır' dediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Her şeye hayır diyorsan seçime niye giriyorsun kardeşim" diye konuştu.

Meclisteki diğer partinin ise bu denklemlerin tamamen dışında göründüğünü, geriye bir tek CHP'nin kaldığını savunan Kılıçdaroğlu, "Bir gerçeği sakın unutmayın Davutoğlu saray için çalışır Kılıçdaroğlu halk için çalışır. Gayet açık ve net söylüyorum, bunu zaten sayın Davutoğlu da kabul ediyor, 'saray da saray' diyor. Ben de illa 'önce halk sonra halk, önce millet sonra millet' diyorum" ifadelerini kullandı.

Hükümet kurma sürecinde CHP'ye yetki verilmemesinin "CHP'li bir hükumetin kurulması korkusundan" kaynaklandığını, buna rağmen mağdur edebiyatı yapmadıklarını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşların bu seçimde sandığa giderek anayasayı, teamülleri yok sayan anlayışı cezalandırması gerektiğini bildirdi.

"Rusya'yla dalaşıyorlar, niye dalaşıyorsunuz?"

"Her vatandaş özgürce konuşacak, derdini özgürce söyleyecek, devletin sopasının gölgesi görülmeyecek, mahkemeler adalet dağıtacak" diyen Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasına da değindi.

Suriye'ye silah gönderildiğini, kardeş kavgasının kışkırtıldığını ileri süren Kılıçdaroğlu, bu konudaki uyarılarının dinlenmediğini, o dönemde yapılan hataların faturasının bugün tüm ülke tarafından ödendiğini savundu.

Uşak'ın Rusya ve Ortadoğu'ya deri ürünleri ihraç ettiğini ancak bu iki kapının da son dönemde kapandığını anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Niye kavga ediyoruz, hangi gerekçeyle? Rusya'yla dalaşıyorlar, niye dalaşıyorsunuz? Churcill'e demişler ki 'İngiltere'nin dostu hangi ülkelerdir? 'İngiltere'nin dostu yok çıkarları vardır' demiş. Biz de kendi ülkemizin çıkarlarını savunmak zorundayız. Mısır ile kavga ettik, hangi gerekçeyle, niye Mısır ile kavga ediyoruz? Size sözüm sözdür, güzel bir Türkiye inşa edeceğiz, tüm komşularımızla barış içinde geçineceğiz. İşsizlikle mücadele birinci önceliğimiz olacak. Herkes kazanacak sadece ve sadece hortumcular kaybedecek."

Kılıçdaroğlu, polislerin 3600 gösterge taleplerinin CHP iktidarında sağlanacağını, eğitimde taşımalı sistemi kaldıracaklarını, çocukların tam gün okuyacağını ve öğle yemeklerini ücretsiz olarak okullarda yiyeceklerini sözlerine ekledi.

Mitingin ardından Kılıçdaroğlu milletveili adaylarıyla halkı selamladı.



Bir önceki 7 haziran seçim mitingine göre bu mitingin vatadanşlar tarafından katılımın az olması gözlerden kaçmadı.


Son Güncelleme: 09.10.2015 05:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
a. alkan 2015-10-10 13:13:32

nurullah çav. sanirim chp den umudu kesti