Milli Eğitim'den 5 Bomba Karar

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, taşımalı eğitimden sınav sistemine, dijital denetimden çocuk etkinlik merkezlerine kadar pek çok kritik başlıkta önemli açıklamalar yaptı.

Tekin, eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişikliğinin kapıda olduğunu vurgulayarak mevcut modelin hangi noktalarda dönüştürüleceğini tüm ayrıntılarıyla anlattı.

Taşımalı Eğitimde Model Tersine Dönüyor

Bakan Tekin'in en dikkat çekici açıklaması, taşımalı eğitim modelinin köklü biçimde yeniden tasarlanacağına dair oldu. Türkiye'de hâlihazırda yaklaşık 2 milyon öğrencinin 250-300 köyden merkez okullara taşındığını hatırlatan Tekin, bu tablonun hem maliyetli hem de öğrenci açısından yıpratıcı olduğunu vurguladı. Önerilen yeni modelde mantık tam tersi yönde işleyecek: Öğrenciyi değil, öğretmeni taşımak. Bakan'ın hesaplamasına göre 15 bin öğretmenin çevre okullara yönlendirilmesi, 2 milyon öğrencinin her gün kilometrelerce yol kat etmesi zorunluluğunu ortadan kaldıracak.

Bu modelde öğrenci sayısı 30'un altına düştüğü için kapanma riskiyle yüz yüze gelen okullar da hayatta kalabilecek. "A kategori merkez okul" olarak belirlenen kurumlara atanmayı kabul eden öğretmenler, kendi branşlarıyla ilgili dersleri çevre okullarda da vererek norm sorununu çözecek. Böylece hem küçük okullar ayakta kalacak hem de öğrenciler yaşadıkları yerde eğitim görmeye devam edecek.

Adres Oyununa Eylül'de Son Veriliyor

Velilerin çocuklarını istedikleri okula kaydettirmek amacıyla adres değişikliğine başvurmasına yönelik sıkı tedbirler de gündemde. Tekin, İçişleri Bakanlığı ile yürütülen kapsamlı bir çalışma çerçevesinde mahalle ve sokak bazlı planlamaya geçildiğini açıkladı. Buna göre bir mahalledeki derslik başına öğrenci yoğunluğu belirlenecek; doluluk oranına göre yatırım planlaması yapılacak.

Adres taşıma yoluyla sistemi aşmaya çalışan velilerin bu kapıyı Eylül itibarıyla kapalı bulacağını belirten Tekin, öncelikli kayıt hakkının öğrencinin ikamet ettiği sokağa verilmesini esas alan yeni modeli anlattı. Kapasite dolduğunda dışarıdan kayıt kabul edilmeyecek; yeterli talep bulunmayan okullarda ise kura gibi yöntemlerin uygulanması değerlendirilecek.

Dijital Denetim Sistemi Her Şeyi İzliyor

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul bazlı dijital takip altyapısını güçlendirdiğini de aktaran Tekin, devamsızlık oranları artan okullara otomatik olarak "kırmızı bayrak" uyarısı gönderildiğini ve ilçe yöneticilerinden açıklama istendiğini belirtti. Nakil hareketliliği, öğrenci sayısındaki değişimler, akademik başarı göstergeleri ve öğretmen norm açıkları anlık olarak sistem üzerinden izleniyor. Okul müdürlerinin talepleri ile gönderilen ödenekler de kalem kalem görülebiliyor. Bu sayede hem şeffaflık artıyor hem de denetim mekanizması güçleniyor.

"Çocuk Etkinlik Merkezi" Kisvesine Sıkı Kontrol

İzinsiz eğitim faaliyeti yürüten yapıların üzerine de kararlılıkla gidileceğini açıklayan Tekin, "çocuk etkinlik merkezi" adını kullanan bazı kuruluşların mevzuat dışında kalarak denetimden kaçmaya çalıştığını vurguladı. Bu boşluğun kapatılması için valilikler harekete geçirildi; mülkiye müfettişlerinin denetim listesine "izinsiz eğitim veren kurumlar" başlığı eklendi. Eğitim veriyorsa Milli Eğitim Bakanlığı'ndan, bakım hizmeti sunuyorsa Aile Bakanlığı'ndan izin alınması zorunlu hale getirildi. Ücretli hizmet sunan her yapının kayıtlı ve denetlenebilir olması da şart koşuldu.

Sınav Yok, Tatil Belirsiz, Okula Başlama Yaşı Tartışılıyor

Sınav sisteminde herhangi bir değişikliğin gündemde olmadığını net biçimde vurgulayan Tekin, "Çocuklarımızın kafasını lütfen karıştırmayın, hiçbir değişiklik yok" dedi. Ara tatil konusunda ise iki yıldır öğrenci, öğretmen ve velilerle anket yürütüldüğünü belirten Bakan, 180 iş günü zorunluluğu ve resmi tatillerin yoğunluğu nedeniyle 36 haftalık takvimi planlamanın giderek zorlaştığını ifade etti. Önümüzdeki dönem için kararın bu yılki araştırma sonuçlarına göre açıklanacağını söyledi. Okula başlama yaşı meselesinde de Tekin, aynı sınıfta 66 ile 84 aylık öğrencilerin bir arada bulunmasının gelişimsel açıdan ciddi farklılıklar doğurduğunu ve konunun pedagojik boyutlarıyla birlikte kamuoyunda tartışılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim Haberleri