TBMM Akran Zorbalığı İle Mücadele Alt Komisyonu tarafından hazırlanan kapsamlı raporda, 8 bakanlığın koordinasyonunda hayata geçirilmesi planlanan radikal önlemler yer alıyor. Planın merkezinde, kadınlar için geliştirilen KADES benzeri, çocuklar için özel bir acil yardım uygulaması bulunuyor.
Rapor, İstanbul Erkek Lisesi’nde yaşanan ve ülke gündemine oturan olayların ardından hız kazanan çalışmaların bir ürünü. Amaç, sorunu kökünden çözmek için eğitimden sosyal hizmetlere, güvenlikten dijital takibe kadar uzanan bütüncül bir kalkan oluşturmak. Bu kapsamda, çocukların herhangi bir zorbalık veya tehdit anında tek tuşla yardım çağırabilmesini sağlayacak bir mobil uygulama geliştirilecek. Uygulama, konum bilgisiyle birlikte acil bir bildirimi ailelere veya kolluk kuvvetlerine anında iletecek.
Dijital ve Fiziksel Güvenlik Kalkanı Genişliyor
Teknolojik önlemler bununla sınırlı değil. Plan kapsamında, çocukların anonim bir şekilde ihbarda bulunabileceği özel telefon hatları, web platformları ve hatta parklara yerleştirilecek bildirim kutuları oluşturulacak. Siber zorbalıkla mücadelede ise yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri devreye sokulacak. Bu sistemlerle sosyal medyada risk içeren paylaşımlar ve dijital platformlardaki zorbalık içerikleri tespit edilmeye çalışılacak.
Fiziksel güvenlik alanında da önemli adımlar atılması planlanıyor. Okullardaki koridor, kantin ve bahçe gibi riskli görülen "kör noktalar"ın kamera sistemleri ve artırılmış güvenlik personeli ile daha sıkı denetleneceği belirtiliyor.
Empati Müfredatta, Mücadele Mahallelere Taşınıyor
Eylem planı, caydırıcılık ve korumanın yanı sıra, önleyici ve iyileştirici mekanizmalara da ağırlık veriyor. Eğitim müfredatına "Empati ve Sosyal Beceriler" gibi zorunlu derslerin eklenmesi ve öğrencilerin sorun çözmede aktif rol alacağı "akran arabuluculuğu" sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Zorbalık eğilimi gösteren çocuklar için ise öfke kontrolü ve sosyal beceri eğitim programları planlanıyor.
Mücadelenin okul duvarlarını aşarak toplumun tüm katmanlarına yayılması amaçlanıyor. Bu kapsamda, belediyeler bünyesinde mahalle düzeyinde "Çocuk Destek Merkezleri" kurulacak. Ayrıca, ilçe ve mahallelerde eğitimci, sağlıkçı, kolluk kuvveti ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan "Risk İzleme Komiteleri" tehlikedeki çocukları erken tespit ederek müdahale edecek.