Erdursun'un açıkladığı verilere göre, Türkiye'deki emeklilerin yaklaşık %90'ı, ocak zammı sonrasında dahi 25 bin TL'nin altında aylık alıyor. Erdursun, toplamda 16 milyon 973 bin 753 kişinin SGK'dan yaşlılık, dul-yetim, malullük gibi çeşitli statülerde aylık aldığını belirtti. Yapılan %12,19'luk zam sonrasında dahi, 25 bin TL sınırını aşabilenlerin oranının sadece %10 civarında olduğunu, bunun da yaklaşık 1 milyon 650 bin kişiye karşılık geldiğini ifade etti.
5.7 Milyon Kişi 20 Bin TL ve Altında Gelirle Yaşıyor
En düşük emekli maaşının 20 bin TL olarak belirlenmesinin, doğrudan etkilediği kitlenin büyüklüğüne dikkat çeken Erdursun, dosya bazında değil, kişi bazında yapılan hesaplamaya göre, 5 milyon 722 bin 223 kişinin 20 bin TL ve altında aylık almak zorunda kalacağını açıkladı. Bu rakam, dul ve yetimlerin de dahil olduğu, sistemin en kırılgan ve en düşük gelirli grubunu oluşturuyor. Bir emeklilik dosyasından birden fazla kişinin (dul, yetim) aylık alabildiği gerçeği, kişi bazındaki yoksulluk riskinin dosya bazındaki resimden daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.
"Yüzde 56'lık Kesim 20-25 Bin TL Aralığında Sıkışmış Durumda"
Özgür Erdursun'un analizindeki en çarpıcı bulgulardan biri de, emeklilerin büyük bir bölümünün dar bir gelir bandında toplanmış olması. Uzmanın verilerine göre, yaklaşık 9 milyon 300 bin kişi, yani toplam aylık alanların %56'sı, 20 bin ile 25 bin TL arasındaki dar bir gelir aralığında bulunuyor. Bu durum, emeklilerin büyük çoğunluğunun benzer hayat standartlarını paylaştığını ve enflasyon karşısında aynı derecede kırılgan olduğunu gösteriyor.
Erdursun, bu tablonun, sadece taban aylıktaki artışın değil, orta ve üst dilimdeki emekli maaşlarının da reel kaybını önleyecek kapsamlı bir düzeltmeye olan ihtiyacı ortaya koyduğunu vurguluyor. Özellikle dul ve yetim aylıklarıyla geçinmeye çalışan kesimlerin, bu gelir dağılımı içindeki en savunmasız grubu oluşturduğunun altını çiziyor.