Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenleme ile ödeme tutarları artırılırken, gelir hesabı, araç kriterleri, denetim süreçleri ve kesinti uygulamaları yeniden şekillendirildi. Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş, evde bakım yardımında başlayan yeni sürecin hem avantajlarını hem de risklerini değerlendirdi.
Yaklaşık 20 yıldır ağır engelli bireylerin kendi yaşam ortamlarından ayrılmadan aileleriyle birlikte yaşamalarını desteklemek amacıyla verilen evde bakım yardımı, 2026’da yeni bir yapıya kavuştu. Temmuz–Aralık 2025 döneminde hak sahiplerine aylık 11 bin 702 TL olarak ödenen destek, yeni yıl itibarıyla 13 bin 878 TL’ye yükseltildi. Hâlihazırda yarım milyonu aşkın vatandaş bu yardımdan faydalanıyor.
16 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle birlikte sistem daha belge temelli ve denetime açık hale getirildi. Amaç, gerçekten bakım ihtiyacı olan bireylerin desteklenmesi ve suistimallerin önüne geçilmesi olarak açıklandı.
Şartlar Yenilendi, Denetimler Sıkılaştı
Yeni düzenlemede en dikkat çeken başlıklardan biri başvuru kriterleri oldu. Artık yalnızca sağlık kurulu raporu yeterli sayılmıyor. Engelli bireyin günlük yaşamını tek başına sürdüremediğinin ayrıca bakım heyeti tarafından raporlanması gerekiyor.
Hane gelirinde ise bazı kalemler aileler lehine düzenlendi. Öğrenim kredisi ve doğum yardımı gibi ödemeler gelir hesabı dışında bırakıldı. Buna karşılık araç değerlerinde kullanılan katsayı düşürüldü. Araç sahibi olan bazı hanelerde bu değişiklik gelir sınırının aşılmasına yol açabilecek riskler doğuruyor.
Nakil işlemlerinde vatandaşlara 90 gün süre tanınması olumlu bir adım olarak değerlendirilirken, bu süre içinde işlem yapılmazsa yardımın otomatik olarak kesileceği belirtildi. Ayrıca kontrol ziyaretlerinde “kendi başına yapabiliyor” tespiti yapılması durumunda yardım kesintisi ve geriye dönük tahsilat yolu da açıldı.
Amaç: Gerçek İhtiyaç Sahibine Ulaşmak
Uzmanlara göre yeni sistem, evde bakım yardımını hak etmediği halde alanların ayıklanmasını ve kamu kaynaklarının doğru kişilere yönelmesini amaçlıyor. Getirilen sıkı denetim mekanizmasının, hem sistemin sürdürülebilirliğini artırması hem de gerçekten ağır bakım ihtiyacı bulunan vatandaşların hakkını koruması hedefleniyor.