Türkiye Gazetesi'nin haberine göre konut fiyatlarındaki artış, ev sahibi olmak isteyen vatandaşları farklı alternatiflere yöneltiyor. Özellikle eski yapılar, hisseli tapulu evler ve tarla tapulu taşınmazlar, daha uygun fiyatlı görünmeleri nedeniyle alıcıların ilgisini çekiyor. Birçok kişi, bu tür mülkleri ileride kentsel dönüşüme gireceği düşüncesiyle yatırım fırsatı olarak değerlendiriyor.
Ancak uzmanlara göre bu hesap her zaman beklendiği gibi sonuçlanmıyor. Alınan mülkün tapu durumu, arsa payı, imar koşulları, hissedar sayısı ve hukuki geçmişi incelenmeden yapılan alımlar, ilerleyen süreçte büyük kayıplara neden olabiliyor. Gayrimenkul Uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, hisseli tapu ve tarla tapulu evlerde özellikle dikkatli olunması gerektiğini belirterek, vatandaşların “kelepir” görünen ilanlara karşı temkinli davranması gerektiğini ifade etti.
Arsa Payı ve Hissedar Sayısı Büyük Önem Taşıyor
Hisseli tapulu bir taşınmaz alınırken ilk dikkat edilmesi gereken konuların başında arsa payı geliyor. Uzmanlara göre alıcının tapuda sahip olacağı hisse miktarı, ileride yapılacak kentsel dönüşüm ya da yeniden yapılaşma süreçlerinde belirleyici rol oynuyor.
Örneğin 250 metrekarelik bir arsada 10 hissedar bulunması halinde, her hissedara düşen pay 25 metrekareye kadar gerileyebiliyor. Bu durumda kişi bugün 3+1 olarak kullandığı bir daireyi satın almış gibi görünse de, ileride dönüşüm sürecinde aynı büyüklükte bir daire alma hakkına sahip olamayabiliyor.
Selçuk Hiçdurmaz, hisse payının mümkün olduğunca düşük olmaması gerektiğini belirterek, küçük metrekareli hisselerin ciddi risk taşıdığına dikkat çekti. Uzman değerlendirmelerine göre hisseye düşen arsa payının en az 30 metrekare seviyesinde olması, mağduriyet ihtimalini azaltan önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Ön Alım Hakkı ve İmar Durumu Mutlaka Araştırılmalı
Hisseli tapularda en önemli hukuki başlıklardan biri de diğer hissedarların ön alım hakkı. Bir taşınmazda hissedar olan kişilerin, satışa konu hissenin üçüncü kişiye devri halinde öncelikli satın alma hakkı bulunabiliyor. Bu nedenle alıcıların, satın alma sürecinden önce diğer hissedarlara noter aracılığıyla bildirim yapılmasına dikkat etmesi gerekiyor.
Aksi halde hissedarlardan biri dava açarak tapu tescilinin iptalini isteyebiliyor. Bu durum, satın alınan mülkün hukuki sürece konu olmasına ve alıcının ciddi zaman ve para kaybı yaşamasına neden olabiliyor.
Bir diğer kritik nokta ise imar durumu. Alınacak taşınmazın bulunduğu bölgedeki imar planı, yapılaşma koşulları ve kentsel dönüşüm ihtimali mutlaka belediyeden kontrol edilmeli. Çünkü bugün geniş bir daire olarak kullanılan yapı, ileride yıkılıp yeniden yapıldığında aynı büyüklükte geri alınamayabilir. İmar değişikliği nedeniyle 3+1 daire bekleyen bir kişi, stüdyo daire bile alamama riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Yıkım Kararı, Hazine Arazisi ve Tapu Bedeli Kontrol Edilmeli
Uzmanlar, hisseli veya tarla tapulu ev alacak vatandaşların yalnızca satış fiyatına odaklanmaması gerektiğini vurguluyor. Satın alınacak binanın üzerinde yıkım kararı olup olmadığı, bölgenin sit alanı kapsamında bulunup bulunmadığı ve taşınmazın Hazine arazisiyle ilgili bir sorunu olup olmadığı mutlaka araştırılmalı.
Ayrıca tapuda satış bedelinin düşük gösterilmemesi de büyük önem taşıyor. İleride açılabilecek bir dava veya iptal sürecinde alıcının geri alabileceği tutar, tapuda gösterilen bedel üzerinden değerlendirilebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, vatandaşlara taşınmazın gerçek satış bedelini tapuda doğru şekilde göstermeleri yönünde uyarıda bulunuyor.
Gayrimenkul Uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, hisseli tapu alımlarında vatandaşların tek başına hareket etmemesi gerektiğini belirtti.