Büyükşehirlerde kira bedelleri 30 bin lira seviyelerine ulaşırken, 2020 yılı öncesinde kiralanan dairelerde oturanlar hâlâ çok daha düşük bedellerle yaşamını sürdürüyor. Bu durum ev sahiplerini harekete geçiriyor ve mahkeme yoluna başvurmalarına neden oluyor.
Gayrimenkul piyasasında yaşanan bu gelişmeler, hem kiracılar hem de ev sahipleri için kritik bir dönüm noktası oluşturuyor.
Yasal Süreç Devreye Girdi
Türk Borçlar Kanunu'na göre beş yılını dolduran kira sözleşmelerinde ev sahipleri, mevcut kira bedelinin piyasa koşullarına uygun olmadığını düşünüyorlarsa "kira tespit davası" açabiliyorlar. Bu yasal hak, son dönemde sıkça kullanılmaya başlandı. Hukuk uzmanları, dava süreçlerinin 6-8 ay arasında sürdüğünü ve mahkemelerin rayiç bedel üzerinden yeni kira belirlemesi yaptığını açıklıyor.
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde adliyelerde kira tespit davalarında ciddi yoğunluk yaşanıyor. Dava açma zamanlamasının da oldukça önemli olduğu belirtiliyor; çünkü yeni kira dönemi öncesinde açılmayan davalar bir sonraki yıl için geçerli oluyor.
Piyasa Dinamikleri Değişti
Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren uzmanlar, geçmişte boş dairelerle ilgilenirken artık mevcut kiracısı bulunan konutlar için mahkeme emsal dosyaları talep ettiklerini ifade ediyor. Bölgesel rayiç değerlerin detaylı analizleri yapılıyor ve ev sahipleri sadece yeni kiracı bulmakla yetinmeyip, mevcut kira ilişkilerini de güncel piyasa şartlarına göre düzenlemeye çalışıyor.
Bu süreçte kiracılar da pasif kalmıyor. Özellikle merkezi semtlerde yaşayanlar, yüksek kira bedellerinden kaçınmak için şehir çeperindeki daha uygun fiyatlı konutlara taşınmayı tercih ediyor. 2020'de 5 bin liraya kiralanan bir dairede yaşayan kiracı bugün 12-15 bin lira öderken, aynı daire boş olarak piyasaya çıksa 30 bin liraya kadar kiraya verilebiliyor.