Mini boyutlu akıllı takip cihazları, farkında olmadan milyarlarca insan üzerinden sinyal göndererek cihazın sahibine konum bilgisi ulaştırıyor. Bu sistem, akıllı telefonlarda bulunan “Telefonumu Bul” uygulaması sayesinde dünya genelinde çalışabiliyor. Kullanıcılar, cihazı çantalarına, cüzdanlarına veya araçlarına yerleştirerek eşyalarını veya kişileri her yerden takip edebiliyor.
Sistem Nasıl Çalışıyor ve Kötü Amaçlar
Akıllı takip cihazı, bluetooth sinyali yayar ve bu sinyali alan çevredeki telefonlar, cihazın konumunu sahibine bildirir. Sinyalin alınabilmesi için cihazın 5 metre yakınında bir akıllı telefon bulunması yeterlidir. Kaybolan cihaz, sesli uyarı verebilir veya “kayıp modu” ile bulan kişiye sahibinin bilgilerini gösterebilir.
Bu cihazlar 250 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor ve özelliklerine göre 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Kötü niyetli kullanımda ise kişi haberi olmadan takip edilebilir, araç anahtarları çoğaltılarak çalınabilir ve konum bilgisi üzerinden hırsızlık gerçekleştirilebilir.
Kim Olduğu Bilinemiyor
Cihazın pili CR2032 tipinde olup, kullanım sıklığına bağlı olarak bir ay ile bir yıl arasında dayanabiliyor. SIM karta ihtiyaç duymadan dünya genelinde çalışabilmesi, cihazı daha etkili kılıyor. Ancak takipten şüpheleniyorsanız, kalabalık olmayan bir alanda bluetooth taraması yaparak cihazın varlığını kontrol edebilirsiniz.
Cihazın en tehlikeli özelliklerinden biri de sahibinin kim olduğunun tespit edilememesi. Eski sistem SIM kartlı takip cihazlarında kart sahibi üzerinden takipçi bulunabilirken, yeni nesil akıllı takip cihazlarında böyle bir imkan bulunmuyor. Sadece cihazın sahibi "kayıp modu"nu aktifleştirirse kimlik bilgileri görülebiliyor.
Uzmanlar, herkesin farkında olmadan bu sistemin bir parçası olabileceğini ve “Telefonumu Bul” özelliği açık olan cihazların kötü niyetli kişiler için aracılara dönüştüğünü hatırlatıyor. Teknoloji kolaylık sağlasa da gizliliğin ciddi biçimde tehdit altında olduğunu gösteriyor.