Türkiye’de trafikteki eski araçların yenilenmesi için Hurda Araç Teşviki Kanunu yeniden gündemde. 2018’de uygulanan teşvikle 7,7 milyon araç trafikten çekilmişti. Yedi yıl aradan sonra, otomotiv sektöründe benzer bir düzenleme beklentisi artıyor. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, Habertürk’e yaptığı açıklamada, 30 milyonluk araç parkının 8 milyonu 20 yaş ve üstü, 11 milyonu ise 25 yaş üstü olan araçlardan oluştuğunu belirtti. Bu durumun ekonomi, çevre ve toplum için riskler taşıdığını vurgulayan Yalçın, teşvikin ekonomik ve çevresel faydalarına dikkat çekti. Ancak, teşvik söylentilerinin ikinci el piyasasında spekülatif fiyat artışlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Ekonomiye ve Çevreye Katkı Potansiyeli
Yalçın, Türkiye’nin yılda 20 milyon hurda araç ithal ettiğini ve bunun ciddi bir döviz kaybına neden olduğunu ifade etti. Hurda teşvikiyle bu ithalatın azalacağını, böylece cari açığa ve enflasyona olumlu katkı sağlanacağını belirtti. Ayrıca, eski araçların yüksek bakım maliyetleri ve çevresel zararlarının, teşvikle yerini daha güvenli ve çevre dostu araçlara bırakacağını vurguladı. Sıfır araç satışlarının artması, ikinci el piyasasını canlandırarak otomotiv sektörüne hareket getirecek. Teşvik kapsamında takas kampanyalarının da gündeme gelebileceği öngörülüyor, bu da tüketicilere daha uygun fiyatlı araç değişim fırsatları sunabilir.
Spekülatif Fiyat Artışlarına Dikkat
Yalçın, teşvik yasası çıkmadan önce ikinci el piyasasında ciddi bir tehlikeye işaret etti. Teşvik söylentileri yayıldığında, hurda statüsündeki araçların fiyatlarının fahiş şekilde yükseldiğini belirtti. Örneğin, 100 bin TL değerindeki bir araç, söylentilerle 300 bin TL’ye çıkabiliyor. Bu spekülasyonların piyasada dengesizlik yarattığını ifade eden Yalçın, tüketicilere dikkatli olmaları çağrısında bulundu.