Yargıtay tarafından birçok kişinin sorun yaşadığı senetlere ilişkin yeni bir emsal niteliğinde karara imza atıldı. Senet borcu olan bir vatandaşın mahkemeye başvurmasının ardından başlayan süreç ilginç bir kararla sonuçlandı.
Hakkında başlatılan icra takibine dayanarak gösterilen senedin teminat senedi olduğunu bildiren vatandaş, takip dayanağı senedin taraflar arasında geçerli olan bayilik sözleşmesinin ‘’teminattır’’ başlıklı maddesi uyarınca düzenlendiği ve alacaklıya teslim edildiği, bahsi geçen metindeki bedel, keşideci ve lehtardan da bu durum anlaşıldığını, ayrıca senedin arka yüzüne ‘’teminattır’’ şerhinin düşüldüğü aktarıldı.
TEMİNAT UNSURU BELİRTİLMEDİ!
Senedin arka yüzüne ‘’teminattır’’ şerhine yer verilmiş olması ve senedin teminat için boş olarak verildiği, tanzim ve vade tarihlerinin sonradan doldurularak, senette tahrifat yapıldığı ve bedelinin semersiz kaldığı ileri sürülerek itirazın kabulü ile takibin iptaline ve alacaklının asıl alacağının yüzde 40’dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi talep edildi. Davalı ise olayda borçlunun takip konusu senedi düzenleyerek alacaklıya verdiğini kabul ettiğini ancak senedi geçerli kılmaya yönelik tüm iddiaları senetle ispatlanması gerektiğini, borçlu tarafın iddiasının ispatlar nitelikte bir yazılı kanıt sunulmadı ifade edildi.
İcra Mahkemesi, takibin iptaline hüküm verdi. Davalı avukatı ise bu kararı temyiz edince devreye Yargıtay 12. Hukuk Dairesi girdi. Bu kapsamda mahkemenin önceki kararda direnmesinin hukuksuz olduğu ve netin teminat olduğunun belirtilmesi gerektiği aktarıldı. Emsal niteliği taşıyan karar bu kapsamda birçok senet borçlusu ve alacaklısı için de önemli olduğu ifade ediliyor.