Kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemik yoğunluğunun azalmasıyla ortaya çıktığını belirten Tural, hastalığın kemikleri zayıflatarak kırılma riskini artırdığını ifade etti.
Özellikle ileri yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülen hastalık, çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Osteoporoz, bazı hastalarda ancak kırık meydana geldikten sonra fark edilebiliyor.
Boy Kısalması ve Bel Ağrısına Dikkat
Osteoporozun en önemli belirtileri arasında omurga kırıklarına bağlı bel ağrıları, zamanla ortaya çıkan boy kısalması ve kamburlaşma bulunuyor. Kemiklerdeki zayıflama nedeniyle basit düşmelerde veya günlük hareketlerde bile kırıklar oluşabiliyor. Özellikle kalça, omurga ve el bileği kırıkları dikkat çekiyor.
Hastalığın gelişiminde yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı, ileri yaş, menopoz, genetik yatkınlık ve hareketsiz yaşam etkili olabiliyor. Sigara, alkol kullanımı, hormonal bozukluklar ve uzun süreli steroid tedavileri de risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Kemik Erimesinin Tedavisi Mümkün mü?
Dr. Volkan Tural, osteoporoz tedavisinde kemik kaybını azaltan ve kemik yapısını güçlendiren ilaçların kullanılabildiğini belirtti. Kalsiyum ve D vitamini desteğinin gerektiğinde tedaviye eklendiğini aktaran Tural, düzenli yürüyüş ve uygun egzersizlerin kemik sağlığını desteklediğini vurguladı.
Uzman değerlendirmesine göre planlanan tedavilerde kişinin yaşı, sağlık durumu ve kırık riski dikkate alınıyor. Hastalığın erken dönemde belirlenmesi, kırık riskinin değerlendirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması açısından önem taşıyor.
Kemik sağlığının korunması için dengeli beslenme, hareketli yaşam ve gerekli durumlarda hekim kontrolü öneriliyor.