Uşak Barosu Yönetim Kurulu Çevre Komisyonu Başkanı Av. Ekin Türkü Bülbül, Kışladağı Altın Madeni'nin yarattığı çevresel tahribat ve hukuki süreç hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Avukat Bülbül’ün iddialarına göre Kanadalı Eldorado Gold şirketinin işlettiği maden, bölgede geri dönüşü olmayan zararlara yol açıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararıyla dava süreci yeniden başlıyor.
ÇEVRESEL TAHRİBAT ALARM VERİYOR
Yapılan açıklamalara göre bölgede siyanür liçi yöntemiyle altın çıkarma faaliyetleri yürüten maden işletmesi, 12 köyü doğrudan etkiliyor. "Cehennem çukuru" olarak adlandırılan ve derinliği 500 metreyi aşan açık ocak, yeraltı su kaynaklarını tehdit ediyor. Yağışlarla birlikte metalik renkli suların yeraltı kaynaklarına karışması, bölgedeki ekosistemin dengesini bozuyor. Bülbül'ün aktardığına göre, madenin etkisiyle bölgede yaban hayatı ciddi zarar görüyor, hayvan ölümleri artıyor ve sakat doğumlar ile düşükler yaşanıyor.
HUKUKİ SÜREÇ YENİDEN BAŞLIYOR
AİHM'nin Nisan ayında verdiği kararda, davacıların adil yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edildi. Bu karar doğrultusunda yargılama sürecinin yeniden başladığı ifade edildi. Av. Bülbül, 13 Şubat maden faciasını hatırlatarak, Kışladağı'nda da benzer risklerin bulunduğuna dikkat çekti. Tonlarca cevher içeren taş ve toprağın üst üste yığıldığı madende, çevresel tehditler her geçen gün artıyor.
Yaşam savunucularının tüm çabalarına rağmen madenin genişlemeye devam ettiğini vurgulayan Bülbül, hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Uşak Barosu, yeni yargılama sürecinde de doğanın, insanların ve tüm canlıların haklarını korumak için mücadele edeceklerini açıkladı. Bölge halkının sağlığı ve çevrenin korunması için başlatılan hukuki süreç, AİHM kararıyla yeni bir boyut kazanırken, çevresel tahribatın durdurulması için verilen mücadele de devam ediyor.