Uşak’ın Karahallı ilçesinde, Banaz Çayı’nın serin suları üzerinde yükselen Clandras Köprüsü, Frigyalıların eşsiz taş işçiliğinin bir abidesi olarak karşımıza çıkıyor.
Yaklaşık 2500 yıl önce inşa edilen bu tarihi yapı, bugün hala ayakta durarak geçmişten günümüze uzanan bir köprü görevi görüyor.
OSMANLILAR DA KULLANDI
24 metre uzunluğunda, 17 metre derinliğinde ve 1,75 metre genişliğinde olan bu köprü, aslında bir su kemeri olarak tasarlanmış. Pepeuze kentine hayat veren su yollarının başlangıcı olan bu yapı, Cılandıras adıyla da resmi kayıtlarda yer alıyor.
Osmanlı döneminde de kullanılan Clandras Köprüsü’nün taşları, kasnak şeklinde işlenmiş ve kalemle yazılar yazılmış. Ancak zamanla köprünün bazı taşları yerinden oynayarak yapının deforme olmasına neden olmuş. Köprü 2013 ve 2014 yıllarında restorasyon çalışmalarıyla yeniden eski ihtişamına kavuştu.
UŞAK MERKEZE 30 DAKİKA
Clandras Köprüsü, Uşak merkeze yaklaşık 30 km uzaklıkta, Karahallı ilçesinde bulunuyor. D595 karayolu üzerinden Avgan – Karahallı köy yoluna girerek kolayca ulaşılabilen bu tarihi yapı, özellikle yaz aylarında piknik ve doğa yürüyüşleri için ideal bir lokasyon. Ayrıca, Uşak – Karahallı arasında çalışan toplu taşıma araçlarıyla da köprüye erişim mümkün.
Köprünün hikayesi, taşlarının üzerindeki kalem işçiliği ve iri taşların birbirine kenetlenmiş kemerleriyle dikkat çekiyor. Fil ayağına benzeyen sabit kaya üzerine bindirme tekniğiyle inşa edilen bu köprü, ne yazık ki kilit taşlardan birinin yerinden oynamasıyla orijinalliğini bir miktar yitirmiş. Ama yine de Clandras Köprüsü ve Şelalesi, tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor.