Uşak’ta 3,5 asırlık meslek yok olmaya yüz tuttu, saat tamircileri çırak bulamıyor

Uşak’ta yok olmaya yüz tutmuş meslekler arasında saat tamirciliği de yer alıyor. Teknolojiye yenik düşen meslekler arasında olan saat tamirciliği artık rağbet görmüyor.

Saat tamirciliğinin babadan oğula geçen bir meslek olduğu zamanlarda, saat tamirciliği en önemli mesleklerden biriydi; bugünlerde ise saat tamirciliği neredeyse yok olmuş durumda.

Uşaklı Ali Yılmaz, çırak olarak başladığı saat tamirciliğini 40 yıldan fazla bir süredir devam ettiriyor. Babasından öğrendiği saat tamirciliğini, piyasadaki ucuz saatlere ve hızla ilerleyen teknolojiye rağmen sürdürmeye çalışıyor. Şimdi Ali Yılmaz’ın mesleği ile alakalı yapmış olduğu açıklamalara bakalım.

53 YILINI BU MESLEĞE ADADI

53 yıldır saat tamiri yapan ve artık çırak yetiştiremediklerinden muzdarip olan Uşaklı Ali Yılmaz. “1970 yılından beri çalışıyorum. Yarım asırdır bu işi devam ettiriyorum. Mesleği devam ettirebilmek için önce mesleği sevmek lazım. Yaptığın işi önce kendin beğenmen lazım ki başarılı olabilirsin. Yoksa başarılı olamazsın. Bu mesleğin sırrı bu. Merak ve sabır. Acaba başarabilir miyim? Sırrı bu.” diyor.

Ali Yılmaz mesleğinde hiç unutmadığı anısını ise şöyle anlatıyor:

“Mesleğimi unutamadığım bir anım var. Bir tane sanat tamir etmiştim otomatik. Müşterim su almamasını istemişti. Ben de gereken işlemi yaptım üzerinde. Sonra su alacak mı, almayacak mı diye koluma taktım. Camide abdest aldım. Camide unuttum saati. Sonra da müşterime saati ödedim tabii. Burnu hiç unutmuyorum yani.”

5 ÇIRAK YETİŞTİRDİM 3’Ü ŞU AN ÇALIŞIYOR

Şimdiye kadar 5 çırak yetiştirdiğini bunlarda 3’ünün hala çalıştıklarını ve bunun kendisine gurur verdiğini ifade eden Ali Yılmaz, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

“Ben şimdi beş tane çırak yetiştirdim. Şu an üç tanesi bilfiil çalışıyor bu şartta. Bu bana gurur veriyor. Ama yeni çırak gelmiyor hiçbirimize maalesef. Bu meslek artık körelmeye başladı. Ahilik değerleri güzel bir şey. Ahilik Haftasının yapılması güzel bir şey. En azından insanlar sanatların ölmediğini, yaşadığını, yaşatıldığını görüyorlar, öğreniyorlar. Nasıl yapıldığını görüyorlar en azından mesela o sanat. Çok güzel bir şey bana göre.”

Uşak Haberleri