Uşak’ta da Hissedilen Sındırgı'daki Depremler Neden Durmak Bilmiyor?

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde kaydedilen 5,1 büyüklüğündeki depremin ardından bölge sismik aktivitesini sürdürüyor.

Son olarak saat 03.47'de meydana gelen ve Uşak'tan da hissedilen 4,4 büyüklüğündeki yeni bir sarsıntı, bölgede endişeleri tazeledi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, derinliği 14,78 kilometre olarak ölçülen depremin merkez üssü yine Sındırgı olarak kayıtlara geçti.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Kritik Değerlendirme

Konuya ilişkin önemli bir uyarı, deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş'tan geldi. Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Sındırgı'daki depremselliğin "klasik artçı davranışından farklı" olduğuna dikkat çekti. Bektaş'ın vurguladığı üzere, yaşananlar basit bir anaşok-artçı şok ilişkisinin ötesinde, daha karmaşık bir zemine işaret ediyor. Durum, bölgedeki sismik hareketliliğin ne kadar sürebileceği ve dinamikleri konusundaki belirsizliği de artırıyor.

Yeraltı Kırıkları ve Akışkanların Belirleyici Rolü

Peki bu farkın ardında ne yatıyor? Prof. Dr. Bektaş, açıklamasında bölgeyi şekillendiren iki temel faktöre işaret etti. İlki, tarihsel süreçte bölgede meydana gelen 7 adet 6 ve üzeri büyüklükteki depremin yarattığı "yoğun yeraltı kırık sistemi". İkincisi ve daha da çarpıcı olan ise, bu kırıkları dolduran akışkanların (sıcak su, gaz) rolü. Bektaş, bölgedeki ince kabuk yapısı, yüksek ısı etkisi ve normal fayların nispeten zayıf olması nedeniyle, depremselliğin sadece tektonik kuvvetlerle değil, aynı zamanda yeraltı akışkanlarının hareketi ve basıncı ile de kontrol edildiğini ifade etti.

Jeotermal kaynaklarda, deprem dönemlerinde gözlemlenen debi değişimleri de bu tezi destekler nitelikte. Bektaş'ın altını çizdiği gibi, süreç yalnızca stres transferi ile değil, bu akışkanların davranışıyla da yönlendiriliyor

Uşak Haberleri