Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, bazı mirasçıların satışa karşı çıktığı 13 taşınmaz hakkındaki ortaklığın giderilmesi kararını onadı. Böylece bir mirasçının satış istememesinin, taşınmazın mahkeme kararıyla satılmasını tek başına engellemediği bir kez daha ortaya konuldu.
Miras kalan gayrimenkullerin paylaşımı, aileler arasında uzun yıllar devam eden hukuki anlaşmazlıklara neden olabiliyor. Özellikle kardeşlerden bazılarının taşınmazı satmak istemesi, diğerlerinin ise aileden kalan mülkün korunmasını talep etmesi uyuşmazlıkları beraberinde getiriyor. Bu tür anlaşmazlıklarda mirasçıların hangi haklara sahip olduğu, taşınmazın hangi şartlarda satılabileceği ve mahkemenin nasıl karar vereceği büyük önem taşıyor.
Yargıtay 13 Taşınmaz İçin Satış Kararını Onadı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14 Mayıs 2026 tarihli, 2026/2038 Esas ve 2026/2733 Karar sayılı dosyasında, mirasçılar arasında anlaşmazlığa neden olan 13 taşınmazın paylaşımı ele alındı. Dava kapsamında bazı mirasçılar taşınmazların satılarak ortaklığın sona erdirilmesini isterken, diğerleri satışa karşı çıkarak gayrimenkullerin bölünmesini talep etti.
Yerel mahkemenin satış yoluyla ortaklığın giderilmesine ilişkin hükmü, Yargıtay tarafından belirli maddi hatalar düzeltilerek onandı. Karar, mirasçılardan birinin veya birkaçının satışa itiraz etmesinin ortaklığın giderilmesi sürecini tek başına durduramayacağını gösterdi. Ancak her miras davasında doğrudan satış yapılması gerekmiyor. Taşınmazın bölünerek paylaştırılmasının mümkün olup olmadığı ve paylaşımın ekonomik sonuçları da değerlendiriliyor.
Bir Mirasçı İstemese De Ev Satılabilir Mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesi uyarınca mirasçılardan her biri, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir engel bulunmadığı sürece mirasın paylaşılmasını isteyebiliyor. Dolayısıyla kardeşlerden birinin satışa karşı çıkması, diğer mirasçıların hukuki yollara başvurma hakkını ortadan kaldırmıyor.
Mahkeme öncelikle taşınmazın aynen paylaşılmasının mümkün olup olmadığını inceliyor. Bölünme mümkün değilse veya ciddi değer kaybı oluşturacaksa satış yoluyla paylaşım gündeme gelebiliyor. Öte yandan miras henüz paylaşılmamış ve taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi ise mirasçılardan biri diğerlerinin katılımı olmadan gayrimenkulün tamamını satamıyor.
Buna karşılık miras payının devri, Türk Medeni Kanunu'nun 677. maddesi kapsamında belirli şartlarla mümkün olabiliyor. Ancak miras payını devretmek, belirli bir taşınmazın tamamını tek başına satmak anlamına gelmiyor.
Evde Oturan Kardeş Satışı Engelleyebilir Mi?
Miras kalan evde uzun yıllardır yaşayan bir kardeşin bulunması da diğer mirasçıların paylaşım hakkını ortadan kaldırmıyor. Taşınmazı tek başına kullanmak, kişiye otomatik olarak diğer mirasçılardan üstün bir mülkiyet hakkı sağlamıyor. Diğer hak sahipleri ortaklığın giderilmesini talep edebiliyor.
Somut olayın özelliklerine göre evi tek başına kullanan mirasçıdan ecrimisil olarak adlandırılan haksız işgal tazminatı da istenebiliyor. Ancak bunun için gerekli hukuki şartların oluşması gerekiyor.
Miras paylaşımında torunların hakları da önem taşıyor. Dededen önce vefat eden bir çocuğun altsoyu, o kişinin yerine geçerek mirasçı olabiliyor. Böyle durumlarda miras payları, mirasçılık belgesindeki hak sahipliği ve oranlar dikkate alınarak belirleniyor.
Ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce ise arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekiyor. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren bu tür uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk uygulanıyor. Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması halinde mirasçılar mahkemeye başvurabiliyor.