Pek çok kişi için zararsız bir manevra gibi görünen bu alışkanlık, aslında direksiyon sistemi için ciddi bir yıpranma anlamına geliyor. Ustaların “direksiyonu kırmak” olarak adlandırdığı bu hareket, hem direksiyon kutusuna hem de pompa ve bağlantı elemanlarına büyük zarar veriyor.
Direksiyon tam kilit noktasındayken duyulan uğultu, tıslama ya da metalik sesler, sistemin zorlandığının açık bir göstergesi. Bu sesler göz ardı edildiğinde, ortaya çıkan arızaların faturası günümüz yedek parça fiyatlarıyla oldukça yüksek olabiliyor.
Hidrolik ve Elektrikli Sistemler Neden Zarar Görüyor?
Hidrolik direksiyonlu araçlarda direksiyon sonuna kadar çevrildiğinde sistemdeki yağ basıncı aniden maksimum seviyeye ulaşıyor. Bu durum hidrolik pompasını, hortumları ve keçeleri aşırı zorlayarak sızıntılara ya da parça arızalarına yol açabiliyor. Direksiyon çevirirken “viyk viyk” sesi gelmesi ya da aracın altından yağ damlaması, bu hasarın ilk belirtileri arasında yer alıyor.
Elektrikli direksiyon sistemleri ise hidrolik yağ kullanmıyor ancak bu durum onları risksiz hale getirmiyor. Direksiyon kilit noktasında zorlandığında elektrik motoru aşırı akım çekiyor, bu da motor ve kontrol ünitesinin ısınmasına neden oluyor. Güncel fiyatlarla bir elektrikli direksiyon kutusunun değişim maliyeti 60 bin TL ile 100 bin TL arasında değişebiliyor.
Doğru Manevra ile Masraftan Kurtulmak Mümkün
Uzmanlara göre çözüm oldukça basit. Direksiyon son noktaya ulaştığında, hemen 2–3 santim geri bırakmak, sistem üzerindeki yükü büyük oranda azaltıyor. Bu küçük hareket manevrayı bozmazken direksiyon sisteminin rahatlamasını sağlıyor.
Ayrıca araç tamamen duruyorken direksiyon çevirmekten kaçınmak da büyük önem taşıyor. Mümkünse araç çok yavaş da olsa hareket halindeyken manevra yapmak, lastiklere ve ön takıma binen yükü ciddi şekilde azaltıyor.