Kiracıların tahliye sürecinde karşılaştığı en yaygın taleplerden biri olan “Evi nasıl aldıysan öyle bırak” sözü, hukuki açıdan her durumda geçerli kabul edilmiyor. Özellikle uzun süre kullanılan konutlarda duvar boyalarının solması, tavanlarda kirlenme oluşması, küçük yüzey aşınmaları ya da parkelerde matlaşma meydana gelmesi olağan kullanım kapsamında değerlendiriliyor.
Bu nedenle kiracının, evi boşaltırken yalnızca zamanla oluşan yıpranmalar nedeniyle boya ve badana yaptırmak zorunda olmadığı belirtiliyor. Ev sahibinin kiracıdan bu yönde bir masraf talep edebilmesi için taşınmazda olağan kullanımın dışında, kötü kullanım veya kasıtlı zarar bulunduğunu ortaya koyması gerekiyor.
Depozitodan Kesinti Her Zaman Yapılamaz
Kira ilişkilerinde en büyük anlaşmazlıklardan biri de depozito iadesinde yaşanıyor. Ev sahipleri, bazı durumlarda boya, badana veya bakım masraflarını gerekçe göstererek depozitodan kesinti yapmak isteyebiliyor. Ancak yalnızca evin eskimesi, boyanın solması ya da yıllar içinde doğal kirlenme oluşması tek başına kesinti sebebi sayılmıyor.
Kiracının taşınmazı özenli kullanması halinde, tahliye sırasında boya masrafının kiracıya yüklenemeyeceği ifade ediliyor. Kira sözleşmesinde “Ev boyalı teslim edilecektir” ya da benzeri ifadelerin yer alması da tek başına kiracıyı sorumlu hale getirmiyor. Bu tür hükümler, olağan kullanım sonucu meydana gelen eskime ve bozulmalar için kiracıya ek yükümlülük doğurmuyor.
Kiracı, duvarlara ciddi zarar vermemiş, taşınmazı hor kullanmamış ve olağan kullanım sınırları içinde kalmışsa, boya badana giderlerinin ev sahibi tarafından karşılanması gerekiyor. Haksız depozito kesintisi yapılması halinde kiracıların yasal yollara başvurarak depozito iadesini talep edebileceği belirtiliyor.
Olağan Eskime Kiracının Sorumluluğunda Değil
Türk Borçlar Kanunu’na göre kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve sözleşme sonunda teslim etmekle yükümlü. Ancak bu yükümlülük, taşınmazın hiç kullanılmamış gibi teslim edilmesi anlamına gelmiyor. Kanun, kiracıyı yalnızca kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasarlardan sorumlu tutuyor.
Yargıtay kararlarında da kiracının sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle meydana gelen eskime ve bozulmalardan sorumlu olmadığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda duvar renginin zamanla solması, küçük izler oluşması veya kullanım kaynaklı yüzey yıpranmaları kiracıya yüklenemiyor.
Buna karşılık duvarların kırılması, boyaların kasıtlı şekilde zarar görmesi, taşınmazda olağan dışı tahribat oluşması ya da evin hor kullanıldığının ispatlanması halinde kiracıdan zarar karşılığı talep edilebiliyor.