Ev Sahiplerinin Vergi Yükü Değişiyor, Bir İyi Bir Kötü Haber
Toplam 39 maddelik paketin hazırlık sürecinde en çok tartışılan konulardan biri olan kira geliri istisnasının kaldırılması önerisi, son anda metinden çıkarıldı. Ancak, gerçek gider yöntemi seçeneğinde yapılan köklü bir değişiklik, konut sahiplerinin vergi planlamalarını önemli ölçüde etkileyecek gibi görünüyor.
İstisna Devam Ediyor
Kanun teklifinin ilk halinde, belirli istisnalar dışında konut kira gelirlerine uygulanan yıllık istisna tutarının kaldırılması öngörülüyordu. Kamuoyundan gelen tepkiler ve milletvekillerinin itirazları neticesinde bu madde metinden çıkarıldı. Böylece, konut kira geliri elde eden ev sahipleri için iyi haber: 2025 yılı için belirlenen 47 bin Türk Lirası tutarındaki yıllık istisnadan yararlanmaya devam edilecek.
Kredi Faizi Gider Yazma Dönemi Konutlarda Sona Eriyor
Ev sahipleri için paketin getirdiği en önemli kısıtlama ise gerçek gider yöntemi seçildiğinde yapılabilen bir indirim kaleminde yaşanıyor. Yeni kanunla birlikte, konutlar hariç olmak üzere bir ibare getirildi. Bu değişiklik, konut alımı için kullanılan kredilere ödenen faizlerin, o konuttan elde edilen kira gelirlerinden gider olarak düşülmesi uygulamasına son veriyor. Daha açık bir ifadeyle, banka kredisiyle konut alıp kiraya veren bir mülk sahibi, 2025 yılı ve sonrasında bu kredi faizlerini, kira gelirini beyan ederken gider olarak yazamayacak.
Ancak, ticari işletmeler, ofisler, depolar veya arsalar gibi konut dışındaki gayrimenkullerin edinilmesi için kullanılan kredi faizleri, gider olarak indirilmeye devam edecek.
Geriye Dönük Etki ve Hukuki Güvenlik Sorusu
Söz konusu düzenlemenin 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri için geçerli olacağı belirtiliyor. Yani, 2025 yılı Mart ayında kredi çekip ev alan ve kiraya veren bir kişi, 2026 yılında vereceği 2025 yılına ait gelir vergisi beyannamesinde, ödediği faizleri gider olarak düşemeyecek. Vergi dönemi içinde çıkarılan ve o dönemi etkileyen bu tür değişiklikler, hukuki güvenlik ilkesiyle ilgili tartışmaları da beraberinde getiriyor. Vergi mükelleflerinin, bir yıl boyunca geçerli olduğunu düşündükleri kuralların yıl sonuna doğru değişmesi, planlama yapmayı zorlaştırıyor ve belirsizliği artırıyor.