IBAN’ını Veren Yandı! Masum Görünüyor Ama Felaket Getiriyor
Özellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden “kolay para”, “sadece hesabını ver”, “sorumluluk yok” gibi vaatlerle gençlerin hedef alındığı belirtiliyor. Görünüşte masum olan bu teklifler, kişileri farkında olmadan organize suçların parçası hâline getirebiliyor.
Dolandırıcılık şebekeleri, özellikle 18–30 yaş arasındaki kişilere ulaşarak banka hesaplarını, kart bilgilerini, mobil bankacılık erişimlerini ve IBAN’ları kullanmak istiyor. Birçok kişi birkaç bin lira karşılığında hesabını kiralamanın suç oluşturmadığını düşünse de, yapılan işlemler doğrudan ceza sorumluluğu doğuruyor. Çünkü hesap sahibi, o hesap üzerinden işlenen her işlemden hukuken sorumlu tutuluyor.
Kiralanan Hesaplar Nerelerde Kullanılıyor?
Yetkililer, kiralanan banka ve kripto para hesaplarının çok sayıda suçta aktif şekilde kullanıldığını vurguluyor. Bu hesaplar; internet alışverişi dolandırıcılığı, sahte yatırım ve kripto para tuzakları, sosyal medya üzerinden yapılan para toplama yöntemleri, yasa dışı bahis, kara para aklama, sahte iş ilanları, evden çalışma vaadiyle yapılan dolandırıcılıklar, burs ve yardım adı altındaki tuzaklar ile şantaj faaliyetlerinde devreye sokuluyor.
Bu tür eylemler, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” kapsamında değerlendiriliyor. Soruşturmalar sonucunda hesap sahipleri, “ben bilmiyordum” dese bile sorumluluktan kurtulamıyor. Çünkü banka hesapları kimlik gibi kişiye özel kabul ediliyor ve başkasına kullandırılması başlı başına suç sayılıyor. Bu nedenle hesap kiralayan kişiler, 10 yıla kadar hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.
Vatandaşlara Hayati Uyarılar
Yetkililer, şüpheli tekliflere kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Kimlik, IBAN, kart bilgileri ve şifrelerin hiçbir koşulda paylaşılmaması, yabancı numaralardan gelen linklere tıklanmaması, alışverişlerin güvenli ödeme sistemleri üzerinden yapılması büyük önem taşıyor.
Ayrıca “hesabını ver, sen karışma” gibi söylemlerin tamamının suç tuzağı olduğu vurgulanıyor. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında bankalara, kolluk birimlerine ya da savcılıklara başvurulması isteniyor. Uzmanlar, kısa vadeli kazanç uğruna yapılan bir paylaşımın, uzun yıllar sürebilecek hukuki ve cezai sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.