Konkordato Dönemi Değişiyor: Suistimale Sıkı Fren
Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan ve önümüzdeki günlerde TBMM’ye sunulması beklenen taslak, mevcut sistemin kötüye kullanımını önlemeyi ve süreçleri disipline etmeyi hedefliyor. Bu hamle, 2025 yılında 2 bin 8’e fırlayan başvuru sayısına karşın, kabul edilen dosya sayısının sadece 164 olması gibi çarpıcı bir verinin ardından geliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sürecin istismar edildiği yönündeki şikayetleri dikkate aldıklarını ve Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürüttüklerini açıklamıştı.
Tekrar Başvuruya Kısıtlama
Taslağın en dikkat çeken maddelerinden biri, tekrar başvurulara getirilecek kısıtlama. Buna göre, bir kez reddedilen bir konkordato başvurusu, şirketin mali yapısında somut ve kayda değer bir iyileşme olmadığı sürece yeniden yapılamayacak.
Ayrıca, konkordato sürecinde borçlu şirkete tanınan kritik geçici mühlet süresi de kısaltılacak. Taslakta, atanan komiserin ön raporunu en geç 3 hafta içinde tamamlaması öngörülürken, mahkemenin verebileceği toplam geçici mühlet süresi de mevcut 5 aydan 4 aya indirilecek.
Denetim Kuruluşlarına Ağır Yaptırımlar ve İflas Yolu
Yasal düzenlemelerin yanı sıra, konkordato süreçlerinde faaliyet gösteren denetim kuruluşlarına yönelik denetim ve yaptırımlar da artırılmış durumda. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Kamu Gözetim Kurumu (KGK), süreci suistimal ettiği tespit edilen kuruluşlara karşı sert tedbirler almaya başladı. Bugüne kadar 10 denetim kuruluşunun faaliyet izni iptal edilirken, 14 kuruluşa toplam 82,1 milyon Türk Lirası idari para cezası kesildi. KGK’nın halen 7 denetim kuruluşuna yönelik incelemesinin devam ettiği bildiriliyor.
Taslak, konkordatonun başarı şansının olmadığının açıkça görüldüğü durumlarda mahkemelerin talebi derhal reddetmesine de olanak tanıyacak. Daha da önemlisi, borca batık (aciz) durumdaki sermaye şirketleri ve kooperatifler için, mahkemenin kendiliğinden (resen) iflas kararı verme yolu açılacak.