ÖTV’siz Araçta Doğrudan Trafiğe Çıkmak Yasak
Türkiye genelinde yaklaşık 400 bin kişiyi ilgilendiren uygulama, önemli vergi avantajları sunsa da beraberinde ciddi ek masraflar getiriyor. Yeni kurallara göre vatandaşlar aracı satın aldıktan sonra doğrudan trafiğe çıkamıyor; belirli teknik ve resmi işlemleri tamamlamak zorunda kalıyor.
Zorunlu Süreç ve Artan Masraflar
ÖTV muafiyetiyle araç satın alan engelli bireyler için süreç, TSE onayı, TÜVTÜRK tadilat muayenesi ve noter işlemleriyle tamamlanıyor. Ortalama 15 gün süren bu işlemlerin toplam maliyeti ise 35 bin TL’den başlayıp 90 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.
En büyük gider kalemini araçlara yapılan özel tertibat oluşturuyor. Basit mekanik sistemler 15 bin TL ile 35 bin TL arasında değişirken, elektronik ve sensörlü donanımların maliyeti 90 bin TL’ye kadar ulaşabiliyor. Buna ek olarak mühendislik proje çizimi ve onay ücretleri 4 bin TL ile 8 bin TL arasında değişiyor. TSE inceleme bedeli yaklaşık 5 bin 280 TL olurken, TÜVTÜRK muayenesi ve noter işlemleri de ek maliyet yaratıyor.
Yeni Şartlar ve Araç Limiti
2026 yılı itibarıyla ÖTV muafiyetli araç alımında üst limit 2 milyon 873 bin 900 TL olarak belirlendi. Ayrıca araçların en az yüzde 40 yerli üretim olması şartı getirildi. Önceki düzenlemede 5 yıl olan satış kısıtlaması ise 10 yıla çıkarıldı.
Vergi avantajı ise oldukça dikkat çekici. Özellikle 1.6 litre altı motor hacmine sahip ve yüzde 80 ÖTV diliminde yer alan araçlarda fiyatlar ortalama yüzde 44 oranında düşüyor. Bu kapsamda liste fiyatı 2 milyon TL olan bir araç, yaklaşık 1,1 milyon TL’ye satın alınabiliyor.
Togg, Fiat, Renault, Toyota ve Hyundai gibi markaların belirli modelleri bu kapsamda tercih edilebiliyor.

