Emeğin, kokunun ve bereketin adı: Uşak Tarhanası NTV belgeseline konu oldu

NTV ekranlarında yayınlanan “Anadoludakiler” belgeseli, yeni bölümünde Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak’a konuk oldu.
Emeğin, kokunun ve bereketin adı: Uşak Tarhanası NTV belgeseline konu oldu

Anadolu’nun kültürel mirasını ve yöresel zenginliklerini konu alan belgeselin en dikkat çekici durağı ise Uşak oldu. Belgeselde, Uşak’ın asırlık tarhana geleneği, yöre kadınlarının emeği, tarhananın tarihsel yolculuğu ve coğrafi işaretle markalaşma süreci etkileyici bir anlatımla izleyiciye sunuldu.

Belgesel boyunca ekrana yansıyan görüntülerde, yoğurt, biber, sarımsak, domates ve nane kokularının karıştığı kazanlar, Anadolu mutfağının sade ama güçlü ruhunu temsil etti. Uşaklı kadınların elleriyle yoğurup, günlerce mayalanmaya bıraktığı tarhana, hem geçmişle bugünü buluşturan bir gelenek, hem de yerel ekonominin can damarı olarak anlatıldı.

Uşak Tarhanası: Anadolu’nun Sıcak Mirası

Belgeselde Uşak’a ayrılan bölümde, şehrin tarhanayla özdeşleşen kültürü detaylı biçimde işlendi. Uşaklı üreticiler, tarhananın yalnızca bir yemek değil, bir yaşam biçimi olduğunu dile getirdi.
Bir üretici, “Tarhana yapmak kültürdür, sanattır, aynı zamanda sabır işidir. Annemiz, anneannemiz, babaannemiz hep tarhana yoğururdu; biz de bu geleneği yaşatıyoruz,” sözleriyle geleneksel üretim sürecini özetledi.

Tarhananın 21 gün süren fermantasyon süreci, Uşaklı kadınların ustalığıyla birleşiyor. Sivaslı biberi, domates, soğan, tam buğday unu, nane ve yoğurt harmanlanarak yoğruluyor, güneşte kurutuluyor ve sofralara ulaşıyor. Bir başka üretici ise bu geleneksel gıdayı “18 doktoru içinde barındıran mucize” olarak tanımlayarak tarhananın sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Belgeselde anlatılan önemli bir detay ise Mustafa Kemal Atatürk'ün Uşak tarhanasını çok sevmesi idi. Belgeselde konuşan üreticilerden bir tanesi, tarihi bir olayı da paylaşarak şu ifadelere yer verdi: "Atatürk bizim eniştemiz. Latife Hanım'la bazen münazara ettiği zaman, Latife Hanım'a 'Sen Uşaklısın. Bana bir sarımsaklı acılı tarhana çorbası pişir' diyor. Yani tarhana eskiden beri Uşak'ta hakikaten meşhur. Annelerimiz, anneannelerimiz, babaannelerimiz tarhanasız bizi sofraya oturtmazdı."

Markalaşan Lezzet: Coğrafi İşaretli Uşak Tarhanası

Belgeselde, Uşak tarhanasının Türkiye’nin ilk coğrafi işaretli tarhanalarından biri olduğuna da yer verildi. Şehrin mutfak mirasını korumak için uzun süredir çalışan üreticiler, tarhanayı markalaştırarak Uşak ekonomisine değer kazandırdıklarını vurguladı. Bir üretici, “Tarhananın adını markalaştırmak, coğrafi işareti almak Uşak’a nasip oldu. Artık Türkiye tarhanayı konuşuyorsa, bunda Uşaklıların emeği büyük,” ifadelerini kullandı.

Bu geleneksel lezzetin yaşatılması için Zafer Kalkınma Ajansı’nın da önemli destekler verdiği belgeselde anlatıldı. Ajans, Uşak tarhanasının tanıtımı için YÖREX fuarları ve gıda eğitimleriyle üreticilere rehberlik ettiğini açıkladı. Uşak’ta hem kadın emeğini güçlendiren hem de kültürel mirası geleceğe taşıyan tarhana üretimi, artık yalnızca bir yemek değil, Anadolu’nun dayanışma ruhunun simgesi olarak görülüyor.

Belgeselin sonunda, yaşlı bir Uşaklı kadının sözleri ekran başındakilere duygusal anlar yaşattı:
“Torunum hasta oldu mu, hemen tarhana yaparım. Tarhana içmek sağlık, bereket, huzurdur.”