Görme engelli Murat'ın Uşak'tan İstanbul'a yolculuğu boşa gitti

Uşak'tan İstanbul'a zabıt katipliği sınavına katılmak için gelen görme engelli Murat Doğan Işık, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığını iddia ettiği ayrımcılığı sosyal medya hesabından paylaşarak kamuoyunun dikkatini çekti.
Görme engelli Murat'ın Uşak'tan İstanbul'a yolculuğu boşa gitti

Adalet Bakanlığı'nın açtığı sınava başvuran ve ilk aşamayı başarıyla geçen Işık, klavye sınavı için geldiği adliyede "okutman veremiyoruz" gerekçesiyle sınavdan men edildi.

2023 yılında İstanbul Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nde zabıt katipliği eğitimine katılan ve 2024 Ocak ayında staj sürecini tamamlayan Işık, bilinçli olarak Çağlayan Adliyesi'ni tercih etmişti. Ancak sınav günü yaşadıklarını, hem bireysel hem de sistematik bir hak ihlali olarak yorumladı.

Işık yaşadıklarını şöyle ifade etti:

“Okutman Veremiyoruz, Sınava Giremezsin”

Ben, Murat Doğan Işık. Görme engelli bir yurttaşım. Adalet Bakanlığı tarafından açılan zabıt katipliği alımına başvurdum. İlk aşamayı başarıyla geçtim. İkinci aşama olan klavye sınavına katılmak üzere, ikamet ettiğim Uşak’tan kalkıp İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne geldim.

Ben aslında İstanbul’da ikamet etmiyorum. Çağlayan Adliyesi’ni tercih etmemin sebebi, daha önce İstanbul Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezi’nde verilen zabıt katipliği eğitimine katılmış olmamdır. Bu eğitim 2023 yılı Mart ayında başladı, ardından 2024 yılı Ocak ayında staj sürecim başladı ve tamamladım. Yani tercihimi, eğitim ve stajımı yaptığım yer olan Çağlayan Adliyesi’nde kullanmam son derece bilinçli ve mantıklıydı.

Sınav başlamadan önce görevliler tarafından “engelli olan var mı?” diye soruldu. Ben de gittim, engelli olduğumu belirttim, imzamı aldılar ve beni öne aldılar. Yani sınava gireceğim kesinleşmiş gibiydi. Ancak tam bu aşamadan sonra bana “okutman veremiyoruz, sınava giremezsin” denildi ve geri çevrildim.

Neden İmzamı Aldınız?

Burada ciddi çelişkiler vardır:

Eğer bakanlık engelli adayların sınava alınmasını kabul etmiyorsa, benim başvurum neden başvuru süresi içinde kabul edildi? Hadi başvurum kabul edildi, neden komisyon başvurumu elemedi?

Hadi komisyon elemedi, sınav günü neden önce engelli olduğum teyit edilip imzam alındı, öne geçirildim, sonra da sınava alınmadım? Komisyon başkanı bana, kendi yapabileceği bir şey olmadığını, bu durumun bakanlık tarafından reddedildiğini ve daha dün de başka bir görme engelli adayın aynı şekilde mağdur edildiğini açıkça söyledi. Yani bu sorun sadece benim değil, sistematik bir sorundur.

Bu yaşananlar sadece benim kişisel mağduriyetim değil; tüm engelli yurttaşların haklarının nasıl hiçe sayıldığının somut bir örneğidir. Çünkü kanunlar açık: Engelliler Hakkında Kanun ve Anayasa’nın eşitlik ilkesi, devletin engelli bireyler için makul düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğunu söyler. Bana yapılması gereken tek şey, basit bir okutman desteği sağlamaktı.

Asıl İhmaller “Engel” Çıkarıyor

Bu yapılmadığı için, sınav hakkım elimden alındı.

Benim engelim sınava girmeme engel değil. Benim için asıl engel, prosedürlerin ve ihmallerin “engel” çıkarmasıdır. Adalet dağıtan kurumun kapısında adaletsizlik yaşatılması kabul edilemez.

Buradan yetkililere sesleniyorum:

  • •Engelli yurttaşların sınavlara erişimi güvence altına alınmalıdır.
  • •Sınavlarda makul düzenlemeler eksiksiz sağlanmalıdır.
  • •Sadece benim değil, benden sonra gelecek her engelli adayın hakkı güvence altına alınmalıdır.

Kamuoyunu bu haksızlığa karşı duyarlı olmaya davet ediyorum.

Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği'nden Destek

Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği konu ile alakalı bir destek açıklaması yaptı. Dernek, olayı "çalışma hakkı, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağının ihlali" olarak nitelendirdi. Anayasa'nın eşitlik hükmü, Engelliler Hakkında Kanun ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi (CRPD) uyarınca, devlet makul düzenlemeler yapmak zorunda.

Açıklamada CRPD'nin 27. maddesinin, engellilerin istihdamda ayrımcılığa uğramamasını emrettiği; 5. maddesinin ise eşitliği güvenceye aldığını ifade eden açıklamada Murat için gereken, sadece bir okutman desteğiydi – basit, maliyet dışı bir makul düzenleme. Sağlanmadığı için fırsat eşitliği yok edildi, denildi Dernek açıklamasında, "Bu, adalet kurumunda yaşanması kabul edilemez bir ayrımcılık" dedi.