Muğla Depremi Uşak Deprem Kuşağını Yeniden Gündeme Taşıdı

Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki deprem, Ege Bölgesi’ndeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı.
Muğla Depremi Uşak Deprem Kuşağını Yeniden Gündeme Taşıdı

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, depremin tek başına büyük bir sarsıntının habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtirken, Ege Denizi-Uşak Deprem Kuşağı geçişinde gerilmenin sürdüğüne dikkat çekti.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre, Ege Denizi’nde merkez üssü Muğla’nın Bodrum ilçesi açıkları olan 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 23.29’da kaydedilen sarsıntının yerin 41,2 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.

Deprem sonrası bölgede kısa süreli panik yaşanırken, uzmanlardan peş peşe değerlendirmeler geldi. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada depremin Ege’nin aktif gerilme rejimi içerisinde olağan sayılabilecek bir hareket olduğunu ifade etti.

Uşak Deprem Kuşağı Yeniden Gündemde

Prof. Dr. Bektaş, Bodrum açıklarında meydana gelen depremin tek başına “büyük deprem habercisi” olarak yorumlanamayacağını vurguladı. Ancak Bektaş’ın açıklamasında özellikle Ege Denizi-Uşak Deprem Kuşağı geçişine dikkat çekmesi, Uşak ve çevresindeki fay hatlarını yeniden gündeme getirdi.

Uşak çevresi, Batı Anadolu’nun aktif tektonik yapısı içerisinde yer alan önemli geçiş alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Kent çevresindeki sismik riskte Simav Fay Zonu’nun uzantıları kabul edilen Abide, Banaz ve Elvanpaşa segmentleri öne çıkıyor. Bunun yanında Uşak’ın güneydoğusunda yer alan Sivaslı Fayı ile batısındaki Güre Fay Zonu da bölgedeki deprem hareketliliği açısından yakından takip edilen yapılar arasında bulunuyor.

Ege’de Hareketlilik Geniş Bir Alanı Etkiliyor

Prof. Dr. Osman Bektaş, daha önce yaptığı değerlendirmelerde Ege Deprem Kümesi’nin etki alanını genişlettiğine dikkat çekmişti. Bektaş, bu hareketliliğin batıda İzmir ve Manisa’ya, doğuda Afyonkarahisar ve Isparta’ya, kuzeyde Kütahya’ya, güneyde ise Muğla’ya doğru genişleme eğilimi gösterdiğini ifade etmişti.