“Yerli Tohum, Sağlıklı Gelecek” Mustafa Akyel Ata tohumlarını anlattı

Uşak’ta düzenlenen 10. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, bu yıl da çiftçiler ve üreticiler için önemli bir buluşma noktası oldu. Uşak Haber de Fuar’daydı.
“Yerli Tohum, Sağlıklı Gelecek” Mustafa Akyel Ata tohumlarını anlattı

Fuarda en çok dikkat çeken stantlardan biri, ata tohumu üreticisi Mustafa Akyel’in standı oldu. Hem üretici kimliğiyle hem de yerli tohumların önemine dair verdiği mesajlarla katılımcıların ilgisini çeken Akyel, mikrofonlarımıza önemli açıklamalarda bulundu. Ayrıca stanttan alışveriş yapan bir çiftçi de görüşlerini bildirdi. Mustafa Akyel mikrofonlarımızı şunları söyledi:

Yüzde 95 Yerli Tohum

Merhaba ben Mustafa Akyel. Tohum üreticisiyiz. Tohumlarımızın hepsi yerli ve Türkiye'den üretilmekte. Tohumlarımızı Afyonkarahisar, Daskır ilçesinde üretiyoruz. Ve İstanbul'da bölge depomuz var.

İstanbul, Sakarya ve Türkiye'nin ve dünyanın bütün ülkelerine dağıtım yapıyoruz. İhracatımız da var. Tohumlarımızın hepsi, %95'i Türk tohumu.

Ve bunlar atalık yerli diye tabir edilen tohumlar. Piyasada yanlış bilinen bir olay var. Bu paketler gördüğünüzde sadece hibrit olarak biliniyor.

Ama hibrit tohumları seracılar, yani ticaret için tarımsal üretim yapan seralar kullanır. Ki onların fiyatları çok yüksektir. Böyle bir paket fiyatı yaklaşık 2000 TL.

Ama bizim tohumlarımız ortalama 50 TL civarı. Tohumlarımızı tüm bahçe, hobiyle ilgilenen hem çiftçiler, hem bireysel tüketiciler alıp bahçesinde, serasında, balkonunda yetiştirip güvenle tüketebilirler. Bizim amacımız, Türk halkının sağlıklı hem üretim sürecinden kopmaması hem de sağlıklı beslenebilmesi.

Yani bunlar şöyle, yerli tohum olduğu için tohum ektiğinizde, mesela atıyorum işte, biber tohumu ektiniz ve yediniz. Daha sonra çekirdeğini ayırdığınızda tekrar seneye tohum olarak kullanabilirsiniz. Yani bunlar sürdürülebilir, yerli, atalık tohumdur.

Hibrit tohum değil. Bizim farkımız bu. Biz çünkü Türkiye'nin kendi kendine yetebilmesi ve ilerleyebilmesi için uğraşıyoruz.

retici-roportaj.jpg

İlaçlar 5 Para Etmez

Mikrofonlarımıza konuşan Ulubeyli bir çiftçi şunları söyledi:

Aslen Ulu Bey'den ama 10 yıldır ben buradayım yani. Torunlar, çocukların yanındayım. 50 yıldır elimden geldiği kadar, yani öyle bölüm bölüm böyle selam yok benim ama, keyfe keder. Mesela burada var bir dönüm. Ulu Bey'de vardı bir dönüm. Elimden geldiği kadar, hasbelkader, yetişebildiğim kadar üretiyorum. Ama pazara çıkıp da satmış değilim. Eriştikten sonra konuma komşuya dağıtmak üzere.

Yani yiyeceğimiz kadar ekliyorum. Yoksa, ama suyumuz da burada olur ise, suyumuz, ağaç suları kesik, bahçe buraya. Yani su meselesinde sıkıntı var. Su meselesi nasıl olursa daha iyi şey. Fasulye mesela. Fasulye, buyurun buradan affedersin çok küçük. Neden? Hava şartlarından dolayı, sıcaktan dolayı, verimi, çiçek açıyor, çiçek döküyor. Ha bunu önlemek mi? Hani sağda solda derler, çiçek önleyecek. Şey verin, ilaç verin falan. 5 para etmez. Ne kadar ilaç versen. Bu hava şartlarına bağlı.

Bu hava şartlarından dolayı, buyurun bir tane fasulye atlamış değilim yani. Bu hava şartlarına bağlı. Sen ne ilacı verirsen ver. Buraya, bir de su. Vallahi kendime uygun ağaç bunu gördüm. Arkadaşa dedim ki, daha önce neredeydin sen dedim yani.

Daha ilk geliyorum dedi. Çünkü ben her gelişinde geziyorum. Böyle bir peron göremedim ben. Onun için, ilk defa gördüğüm için hemen bir sorayım veya bir danışayım dedim.