Doğum İzni Kullananlar İçin Emeklilikte Gizli Kayıp Riski

Kamu çalışanlarının emeklilik planlamasında en çok merak ettiği başlıklardan biri de ücretsiz doğum izninin emekliliğe etkisi oluyor.
Doğum İzni Kullananlar İçin Emeklilikte Gizli Kayıp Riski

Özellikle uzun yıllar görev yapan memurlar, doğum sonrası kullandıkları izinlerin emekli aylığı ve ikramiyeyi nasıl değiştirdiğini araştırıyor. Uzmanlara göre, doğum izni süresi doğru yönetilmezse emeklilikte ciddi kayıplar yaşanabiliyor.

Memurların emekli aylığı ve ikramiyesi, fiilen çalışılan hizmet süresi esas alınarak hesaplanıyor. Bu nedenle ücretsiz izin dönemleri, normal şartlarda hizmetten sayılmıyor. Örneğin 30 yıl kamu hizmeti bulunan bir memur, bu sürenin 1 yılını ücretsiz doğum izni olarak kullandıysa, borçlanma yapılmadığı takdirde emeklilik hesabı 29 yıl üzerinden yapılıyor.

Ücretsiz Doğum İzni Hizmetten Sayılıyor mu?

Uzmanlar, emekli ikramiyesinin her tam fiili hizmet yılı için emekli aylığına esas tutarın bir katı üzerinden ödendiğini hatırlatıyor. Ücretsiz izin dönemlerinde fiili çalışma olmadığı için bu süreler otomatik olarak hizmet süresine eklenmiyor.

Ancak memurlara önemli bir hak tanınıyor. Ücretsiz doğum izni kullanılan süreler, Sosyal Güvenlik Kurumu’na borçlanılarak hizmet kapsamına aldırılabiliyor. Borçlanma yapıldığında izin süresi, çalışılmış gibi kabul ediliyor ve hem emekli maaşı hem de ikramiye hesabına dahil ediliyor. Böylece toplam hizmet yılı kayba uğramamış oluyor.

2016 Sonrası Doğum İzinlerinde Önemli Ayrım

Uzmanların dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise 2016 sonrası kullanılan ücretsiz doğum izinleri. Bu tarihten sonra alınan izinler, borçlanma yapılsa da yapılmasa da ek göstergeye bağlı aylık bağlama unsurlarını ve kazanılmış hak aylığını olumlu yönde etkileyebiliyor. Yine de asıl fark, toplam hizmet süresinde ortaya çıkıyor.

Borçlanma yapılırsa: Hizmet süresi 30 yıl kabul ediliyor, maaş ve ikramiye 30 yıl üzerinden hesaplanıyor.

Borçlanma yapılmazsa: 1 yıl düşülüyor, hesaplama 29 yıl üzerinden yapılıyor.