Emekli Maaşı Kamuda Kesiliyor: Sistem Kimleri Koruyor?
Konu ile alakalı İsa Karakaş köşe yazısında önemli açıklamalar yaptı. Karakaş’ın değindiği noktalar şu şekilde: Emekli olduktan sonra ekonomik zorluklar nedeniyle tekrar çalışma hayatına dönmek isteyen binlerce vatandaş, kamu kurumlarındaki fırsatlara göz dikiyor. Ancak kamuda iş bulmanın bedeli ağır oluyor: Emekli maaşınızın tamamen kesilmesi. Özel sektörde çalışanlar hem emekli aylığını alıp hem de maaş alabilirken, kamuda durum bambaşka.
2005 yılından bu yana yürürlükte olan katı düzenlemeler, özellikle düşük emekli maaşıyla geçinmeye çalışan işçi, memur ve esnaf emeklilerini zor durumda bırakıyor. Peki bu sistem nasıl işliyor ve kimler bu kuralın dışında kalıyor?
Kamuda Çalışınca Ne Oluyor?
Genel bütçeli kurumlar, belediyeler, kamu iktisadi teşebbüsleri veya sermayesinin çoğunluğu devlete ait şirketlerde işe başlayan emekliler sert bir gerçekle yüzleşiyor. Memur, işçi ya da sözleşmeli personel olarak göreve başladığınız anda emekli aylığınız tamamen durduruluyor. Özel sektördeki "Sosyal Güvenlik Destek Primi" uygulaması kamuda geçerli değil. Aldığınız maaştan tüm sigorta primleri ve genel sağlık sigortası kesintileri yapılıyor. Sistem sizi sanki hiç emekli olmamışsınız gibi değerlendiriyor.
İmtiyazlı İstisnalar: Kimler Dışında?
Yasa her ne kadar emeklilere kamuda çalışma yasağı getirse de, bazı görevliler bu kuralın tamamen dışında tutuluyor. Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları hem görev ücretlerini hem de emekli maaşlarını kesintisiz alabiliyorlar. Ayrıca yaş haddini doldurmayan öğretmenler, vakıf üniversitesi akademisyenleri, yönetim kurulu üyeleri ve muhtarlar da bu ayrıcalıktan yararlanıyor.
Sistemin en çelişkili yönü ise şu: En düşük emekli maaşıyla geçinemeyen bir vatandaş, belediye parkında bekçi olduğunda maaşı anında kesiliyor. Ancak aynı belediyenin başkanı, yüksek maaşına rağmen emekli aylığını eksiksiz almaya devam ediyor. Bu durum, sosyal devlet ilkesi ve eşitlik açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor.