İşten Ayrılırken Yanlış Adım Atanlar Cebinden Ödüyor
Türkiye'deki milyonlarca çalışanın büyük çoğunluğu ihbar tazminatının yalnızca işverenin sorumluluğunda olduğunu zannediyor. Oysa gerçek çok farklı: Belirli kurallara uymadan işten ayrılan işçi, işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabiliyor. Bu durumla karşılaşmamak için bilmeniz gereken her şey burada.
İhbar Tazminatı Nedir ve Bildirim Süreleri Nasıl İşler?
İş kanununa göre belirsiz süreli iş sözleşmeleri, feshedilmeden önce karşı tarafa bildirilmek zorundadır. Sözleşmeyi kim feshederse, bildirimi de o taraf yapmakla yükümlüdür. Bu bildirim süreleri, çalışanın o iş yerindeki kıdemine göre değişmektedir. Çalışma süresi altı aydan az olan işçiler için bildirim süresi iki haftadır. Altı ay ile bir buçuk yıl arasında çalışmış olanlar için bu süre dört haftaya çıkar. Bir buçuk yıldan üç yıla kadar çalışmış işçiler altı hafta, üç yılı aşkın süredir çalışanlar ise sekiz hafta önceden bildirimde bulunmak zorundadır. Kanun, bu sürelerin kısaltılamayacağını açıkça hükme bağlamıştır; ancak iş sözleşmeleriyle söz konusu süreler uzatılabilir.
Çoğunluğun Bilmediği Kritik Kural
Pek çok çalışan bu noktada ciddi bir yanılgı içinde. İhbar tazminatının yalnızca işveren tarafından ödenen bir yükümlülük olduğu sanılsa da durum hiç de öyle değil. Bildirim süresine uymadan işten ayrılan işçi, bu süreye karşılık gelen ücret tutarında ihbar tazminatını işverenine ödemek zorunda kalıyor. Örneğin beş yıldır aynı iş yerinde çalışan biri, sekiz haftalık bildirim süresine uymadan işten ayrılırsa sekiz haftalık brüt ücreti tutarında tazminat borçlanıyor. Bu rakam, yemek, ulaşım ve yakacak gibi düzenli yan ödemeleri de kapsadığından düşünüldüğünden çok daha yüksek olabiliyor.
Hangi Durumlarda Ödeme Zorunlu Değil?
Her kural gibi bu kuralın da istisnaları bulunuyor. Askerlik ve emeklilik nedeniyle işten ayrılanlarda ihbar süresi zorunluluğu aranmıyor. Bunun yanı sıra işverenin işçiye ya da aile fertlerine yönelik onur kırıcı söz ve davranışları, ücretin süresinde ödenmemesi, cinsel taciz gibi durumlarda işçi iş sözleşmesini haklı sebeple feshedebiliyor ve bu durumda ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmuyor. Ancak dikkat: Haklı sebeple fesheden işçi ihbar tazminatı ödemese de işverenden de ihbar tazminatı talep edemiyor.
İşveren cephesinde ise haklı fesih sebepleri arasında işçinin devamsızlığı, sarhoş ya da uyuşturucu etkisiyle işyerine gelmesi, hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve ahlak kurallarına aykırı davranışlar sayılıyor. Bu durumların varlığı halinde işveren, ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi feshedebiliyor.