Kademeli Emeklilikte Kimler Kapsam İçinde, 1999 Sonrası İçin Yeni Formül mü Geliyor?
Türkiye Gazetesi yazarı ve sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş, 28 Ekim 2026 tarihli köşe yazısında, 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanların yaşadığı farklılıklara dikkat çekerek emeklilik sisteminde yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğunu savundu.
Karakaş, 2023 yılında yürürlüğe giren Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin önemli bir sorunu çözerken kapsam dışında kalan çalışanların beklentilerini de büyüttüğünü belirtti. Özellikle sigorta başlangıç tarihleri arasında yalnızca birkaç gün bulunan kişiler için emeklilik koşullarının ciddi biçimde değişmesi, tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Karakaş, yazısında emeklilik hakkının yalnızca prim ödemesiyle değil, sigorta başlangıç tarihi ve yaş koşuluyla da şekillendiğini anlattı. Bu yüzden aynı yaşlarda bulunan, benzer sürelerle çalışan iki kişinin farklı tarihlerde emekliliğe hak kazanabildiğine işaret etti. Ona göre tartışmanın temelinde, bu farkların daha dengeli bir sisteme dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği sorusu yer alıyor.
Bir Günlük Sigorta Farkı, Yıllarca Bekleyiş
Karakaş’ın yazısında öne çıkardığı örnek, 8 Eylül 1999 ile 9 Eylül 1999 tarihlerinde sigortalı olan çalışanların durumuydu. EYT şartlarını sağlayan ilk gruptaki kişiler yaş şartı aranmadan emekli olabilirken sonraki tarihte işe başlayanlar, tabi oldukları statüye göre kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş koşuluyla karşılaşabiliyor.
Yazar, bu farklılığın kimi çalışanlar açısından yaklaşık 17 ila 20 yıllık bekleme anlamına geldiğini ifade etti. Prim gün sayısını tamamladığı halde yaş koşuluna takılanların, daha az prim ödeyerek emekli olanlarla kendi durumlarını karşılaştırdıklarını aktardı.
Geçmişte yürüttüğü denetimlerde kayıt dışı çalışmanın yaygın olduğunu gördüğünü anlatan Karakaş, geç yapılan sigorta bildirimleri, staj ve çıraklık süreçleri, askerlik veya öğrenim gibi nedenlerle başlangıç tarihinin değişebildiğini hatırlattı.
Kademeli Emeklilik Kimleri İlgilendiriyor?
Karakaş’a göre tartışmanın odağında 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında ilk kez sigortalı olan kişiler bulunuyor. Beklenti yalnızca özel sektörde çalışan işçilerle sınırlı değil.
Yazıda, olası bir kademelendirme tartışmasının SSK çalışanları, Bağ-Kur kapsamındaki esnaf ve şirket ortakları, Emekli Sandığı mensupları, tarım işçileri, tarım Bağ-Kur’luları ve özel sandık iştirakçileri olmak üzere altı farklı grubu ilgilendirdiği vurgulandı.
Bununla birlikte bütün grupların prim ve emeklilik koşullarının aynı olmadığına dikkat çekmek gerekiyor. Herhangi bir düzenlemenin kapsamı ancak hazırlanacak mevzuatla kesinlik kazanabilir.
Eski SGK Başmüfettişlerinden Rapor Çalışması
İsa Karakaş, emeklilikte kademe talebini ele almak amacıyla sosyal güvenlik alanında deneyimli, emekli başmüfettişlerle birlikte kapsamlı bir rapor hazırladıklarını açıkladı. Çalışmada farklı sigorta başlangıçlarına göre oluşan sonuçların ve çalışanların beklentilerinin değerlendirildiğini belirtti.
Uzmanın değerlendirmesinde, yüksek prim gününe ulaşmış olmasına rağmen emekli olamayanların yaşadığı hayal kırıklığına da yer verildi. Karakaş, geçmişteki mevzuat değişikliklerinin etkilerinin yalnızca tek bir dönem üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Sosyal güvenlikte adalet ve sürdürülebilirlik tartışmalarının birlikte yürütülmesi, beklentilerin nasıl karşılanacağının açıklığa kavuşturulması bakımından özellikle önümüzdeki dönemde de önem taşıyor.
Hazırlanan raporun ayrıntılarını ilerleyen köşe yazılarında paylaşacağını aktaran Karakaş, mevcut koşullar arasındaki farkın hakkaniyet açısından yeniden ele alınması gerektiğini savundu.
Ancak kademeli emekliliğe ilişkin yeni bir yasal düzenlemenin kabul edildiği yönünde resmî açıklama bulunmuyor. Bu nedenle yazıda dile getirilenler, yürürlüğe girmiş bir hak değil, uzman görüşü ve düzenleme çağrısı niteliği taşıyor. Milyonlarca çalışan ise konuyla ilgili olası resmî adımları takip ediyor.