Memur Ve İşçi Emeklileri Arasındaki Maaş Uçurumu Yüzde 46,6’ya Çıktı
TGRT'den Cemal Emre Kurt'un haberine göre 2025 yılı itibarıyla iki grup arasındaki maaş uçurumu yüzde 46,6 seviyesine çıktı. Uzmanlar, farklı zam oranları ve aylık hesaplama sisteminden kaynaklanan bu durumun ciddi bir gelir adaletsizliğine yol açtığı uyarısında bulunuyor.
Toplu sözleşme hükümleri uyarınca memur ve memur emeklilerinin aylığına yüzde 18,6 zam yapılırken, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin zam oranı yüzde 12,19'da kaldı. Temmuz 2025'ten bu yana bakıldığında ise SGK ve BAĞ-KUR emeklisinin aldığı zam yüzde 28, memur emeklisinin aldığı zam ise yüzde 40 oldu. Bu farklılaşma, emekli maaşları arasındaki makası hızla açıyor.
Sistemdeki Çarpıklık: "Kök Maaş" ve Prim Paradoksu
Uzmanlar, sadece farklı emekli grupları arasında değil, aynı grup içinde de büyük adaletsizlikler yaşandığını vurguluyor. SGK Uzmanı İsa Karakaş, "10 milyondan fazla emekli serzeniş içerisinde. 'Kök maaş' denilerek sistem altüst oluyor" diyerek sistemi eleştirdi.
Karakaş, somut bir örnekle durumu şöyle açıkladı: "Kök maaşı 8.200 lira olan bir kişiye yüzde 12,19 zam uyguladığımızda maaşı 9.119 lira olacaktı. Ancak çalışırken az prim ödeyen bazı emeklilere, devlet kasasından yapılan ek ödemelerle bu rakam 18 bin 938 liraya çıkabiliyor. Bu, vatandaşa yüzde 110'un üzerinde, devlet kasasından ek ödeme demek. Çünkü çok az prim yatırmış oluyor. SGK, 16 milyon emeklinin sesine kulak vermeli ve daha adil bir sistem getirmelidir."
Hesaplama Tekniği Geliri Belirliyor: "2000 Yılı Eşiği"
Maaş farkının bir diğer temel nedeni, emeklilik hesaplama sistemindeki tarihsel değişiklikler. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, memur emeklilerine toplu sözleşme zammına ek olarak 6 aylık enflasyon farkı da eklendiğini hatırlatarak, bu nedenle zam oranlarının dönemsel olarak değiştiğini belirtti.
Erdursun, asıl sorunun 2000 yılı öncesi ve sonrasındaki hesaplama farkı olduğuna dikkat çekti: "2000’e kadar 3.600 prim günü olan bir emeklinin aylığı yeni zamla 25 bin lira civarında olabilirken, 2000-2008 sonrası 7-9 bin prim günüyle çalışan bir emeklinin maaşı 18 bin 938 lirada kalabiliyor. 2000 sonrasında, büyümeden ve gelişmeden verilen pay yüzde 100'den yüzde 30'a düşürüldü. Bu nedenle emekliler düşük aylık alıyor. Artık daha fazla çalışmak, daha fazla kazanmak anlamına gelmiyor."
"Adil ve Sürdürülebilir Bir Sistem Acilen Gerekli"
Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün ise mevcut sistemin emekliler arasında dayanılmaz bir eşitsizlik yarattığını ifade etti. Ergün, "Mevcut aylık hesaplama sisteminin zayıflığı nedeniyle kök aylıklar değersizleşti. Kök aylıklara yapılan zamlar, emeklilerin gerçek gelirini artırmamakta; aylıklar olması gereken değerin çok altında kalmakta" dedi.
Uzmanlar, 2011 yılında 2000 öncesi emekliler için yapılan intibak düzenlemesine benzer bir düzeltmenin, 2027 yılı başında yapılması ve çalışma süresi ile prim ödemesinin karşılığının adil bir şekilde yansıtıldığı yeni bir emeklilik formülüne ihtiyaç olduğu konusunda hemfikir.