Yeni OVP’de Dikkat Çeken Detay, Maaşlardan Yapılacak Kesinti Rafa Kalktı

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın yayımlanmasının ardından milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi yeniden gündeme geldi.
Yeni OVP’de Dikkat Çeken Detay, Maaşlardan Yapılacak Kesinti Rafa Kalktı

Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, konuyu köşe yazısına taşıyarak TES’in mevcut ekonomik ve sosyal şartlar altında uygulanmasının zaten oldukça güç olduğunu savundu. Karakaş, uzun yıllardır kıdem tazminatı fonu, Otomatik Katılım Sistemi ve zorunlu tasarruf modelleri üzerinde yapılan çalışmaları yakından takip ettiğini belirterek, sahadaki ekonomik koşulların yeni bir kesintiye uygun olmadığını ifade etti.

TES Takvimi Yıllardır Erteleniyordu

Karakaş’ın aktardığına göre, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi daha önceki Orta Vadeli Programlarda çeşitli tarihlerle gündeme gelmişti. 2023 yılında yayımlanan programda Otomatik Katılım Sistemi’nin işveren katkısını da içerecek şekilde TES’e dönüştürülmesi hedeflenmiş, ancak planlanan takvim hayata geçirilememişti.

Önce 2024, daha sonra 2025 ve ardından 2026’ya yönelik hedefler açıklansa da sistem için gerekli yasal altyapı oluşturulmadı. Yeni OVP’de TES başlığının yer almaması ise uygulamanın en azından mevcut planlama dönemi açısından geri plana itildiği şeklinde değerlendirildi.

Çalışanın Maaşında Yeni Kesinti Endişesi Vardı

TES’in en çok tartışılan yönlerinden biri çalışanların maaşlarından yapılması planlanan kesintiydi. Karakaş, yazısında çalışanların artan hayat pahalılığı karşısında zaten ciddi bir gelir baskısı altında bulunduğunu vurguladı.

Sistemin daha önce gündeme gelen yapısında çalışanlardan yaklaşık yüzde 3 oranında katkı alınması tartışılıyordu. Bu nedenle özellikle asgari ücretli ve dar gelirli çalışanlar açısından maaşta yeni bir kesintinin bütçeleri daha da zorlayabileceği dile getiriliyordu.

Karakaş, mevcut ekonomik koşullarda çalışanların tasarruftan önce temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, bu nedenle zorunlu nitelikte ek bir kesintinin sosyal açıdan ciddi tepki doğurabileceğini belirtti.

İşverenlerin Prim Yükü de Artacaktı

TES yalnızca çalışanları değil işverenleri de yakından ilgilendiriyordu. Gündeme gelen modelde işverenlerin de sisteme yüzde 3 oranında katkı yapması planlanıyordu. Bu durumun mevcut SGK ve işsizlik sigortası primlerine ek maliyet oluşturacağı belirtiliyordu.

Karakaş, özellikle KOBİ’ler ve küçük işletmeler açısından yeni bir prim yükünün istihdam maliyetlerini artırabileceğini, kayıt dışılığı teşvik edebileceğini ve işletmeler üzerinde ek baskı oluşturabileceğini savundu.

Yeni OVP’de TES’e yer verilmemesi, hem çalışanların maaşlarından ilave kesinti yapılması endişesini hem de işverenlerin ek prim yükünü şimdilik gündemden çıkarmış oldu. İsa Karakaş, sistemin çalışan ve işveren taraflarının geniş uzlaşısı olmadan hayata geçirilmesinin kolay görünmediğine dikkat çekti.