Sabah Balgamı Gece Krizi: Öksürükte Gizlenen Risklere Dikkat
Soğuk havalarla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları artarken, öksürük en yaygın şikâyetlerin başında geliyor. Birçok kişi öksürüğü basit bir rahatsızlık olarak görse de uzmanlar, uzun süredir geçmeyen öksürüklerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.
Alışkanlık Olarak Görülmemesi Gerekiyor
Özellikle gece uykudan uyandıran, sabahları koyu renkli balgamla görülen ya da eforla artan öksürükler altta yatan önemli hastalıklara işaret edebiliyor. Kuru ve gıcık tarzındaki öksürükler çoğu zaman astım ve alerjik sorunlarla ilişkilendirilirken, balgamlı öksürükler daha çok bronşit ve KOAH gibi hastalıklarda ortaya çıkıyor.
Sigara kullanan kişilerde öksürüğün “alışkanlık” olarak görülmesi tanının gecikmesine neden olabiliyor. Sabah saatlerinde yoğun balgamla görülen öksürükler, solunum yollarında hasarın başladığının göstergesi olabiliyor.
Gece Artan Öksürük Reflü ve Kalp Sorunlarını İşaret Edebilir
Geceleri nöbet şeklinde gelen öksürüklerin bir diğer nedeni ise reflü olabiliyor. Mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşan tahriş, uzun süreli ve kuru öksürüğe yol açabiliyor. Özellikle yağlı, baharatlı ve kahve tüketimi sonrası artan öksürüklerde reflü ihtimali göz önünde bulunduruluyor.
Kalp yetmezliğinde de yatınca artan, oturunca hafifleyen öksürük dikkat çekiyor. Bazı durumlarda pembe renkli balgam görülebiliyor. Ayrıca bazı tansiyon ilaçlarının da kuru öksürüğe neden olabildiği biliniyor.
Sinüzit kaynaklı geniz akıntısı, kronik öksürüğün sık rastlanan nedenlerinden biri. Zatürrede öksürük başlangıçta kuru olurken ilerleyen süreçte balgam ve göğüs ağrısı eşlik edebiliyor. Tüberkülozda ise kanlı balgam görülebiliyor. Öksürükte ani karakter değişikliği, ses kısıklığı veya kanlı balgam gibi belirtiler akciğer ve gırtlak hastalıklarının habercisi olabiliyor.